#10dk10kitap

#已发帖 2375
“Tek ölümsüzler sanatçılardır,şairlerdir,yazarlardır, düşünürlerdir “
📚Mina Urgan / Bir Dinozorun Anıları’ndan alıntı 
#reading #okumak #okuyorum #okudumbitti #10dk10kitap #book #books #bookstagram #blog #blogger #coffe #kahve #kitap #alıntı #minaurgan #photography #photo #bookphotography 
#hukugunicsesi #birdinozorunanıları
“Tek ölümsüzler sanatçılardır,şairlerdir,yazarlardır, düşünürlerdir “ 📚Mina Urgan / Bir Dinozorun Anıları’ndan alıntı #reading #okumak #okuyorum #okudumbitti #10dk10kitap #book #books #bookstagram #blog #blogger #coffe #kahve #kitap #alıntı #minaurgan #photography #photo #bookphotography #hukugunicsesi #birdinozorunanıları
Bu bir 'GERİ GELDİM!' postudur. Herkese selam, öncelikle burayı özlediğimi belirteyim. Bu mecra hayatımı düzene koymama çok yardımcı oluyor ve motivasyonumu da arttırıyordu. Fakat geçen dönem avrupayı gezmekle meşgul olduğum için buraya ayıracak enerjiyi kendimde bulamadım 😛
Benim için okula verilen bir mola gibiydi, stresli dönemlerim olsa da genel olarak rahat bir dönem geçirdim. Daha az kafa yorduğum ve daha fazla gezdiğim birkaç ay. Dilini insanını bilmediğim bir ülkede 4 ay yaşadım bu müthiş bir tecrübeydi. Her şey güzeldi demiyorum öhöm dikkat, eksileriyle birlikte çok büyük bir deneyim bu. İmkanınız varsa ERASMUS YAPIN.
Bu dönemde kitap okudum mu? Okudum ama hayal ettiğim miktarda değil. Hatta hayalimin çok altında. 7 kitap bitirmişim. Döndüğümde telafi ederim demiştim hatta döner dönmez bu hesabımı aktif kullanmaya devam edecektim ama  oradaki hayatımdan daha yoğun bir hayata başladım🤦🏻‍♀️
Her sabah 6da uyanıp staja gidiyorum ve kurstan çıkıp eve gidene kadar saat akşam 9 oluyor... durum vahim. Gün asla yetmiyor, eve döndüğümde çok yorgun hissediyorum ve birkaç saat sonra hiçbir şey yapamadan uyuyakalıyorum. 
Bu kadar yakınmak yeter, bu postu hem sizin için hem de kendim için atıyorum. Boş yapmayı bırakıp zamanı güzel mi değerlendirsek artık? Tatil bitecek çünkü :')
İsmini hep duyduğum fakat okumaya kıyamadığım için sonraya sakladığım kitaba başladım, okuma alışkanlığımı ve beni kendime getirir diye. Dorian Gray'in Portresi. Daha 3. Bölümdeyim ve şimdiden beni heyecanlandırdı.
Okuyanlar mutlaka vardır, kimler okudu ve beğendi, kimler beğenmedi merak ediyorum. Spoilersız yorumlarınızı bekliyorum 👁
#okuyorum #kindle #doriangrayinportresi  #oscarwilde #10dk10kitap
Bu bir 'GERİ GELDİM!' postudur. Herkese selam, öncelikle burayı özlediğimi belirteyim. Bu mecra hayatımı düzene koymama çok yardımcı oluyor ve motivasyonumu da arttırıyordu. Fakat geçen dönem avrupayı gezmekle meşgul olduğum için buraya ayıracak enerjiyi kendimde bulamadım 😛 Benim için okula verilen bir mola gibiydi, stresli dönemlerim olsa da genel olarak rahat bir dönem geçirdim. Daha az kafa yorduğum ve daha fazla gezdiğim birkaç ay. Dilini insanını bilmediğim bir ülkede 4 ay yaşadım bu müthiş bir tecrübeydi. Her şey güzeldi demiyorum öhöm dikkat, eksileriyle birlikte çok büyük bir deneyim bu. İmkanınız varsa ERASMUS YAPIN. Bu dönemde kitap okudum mu? Okudum ama hayal ettiğim miktarda değil. Hatta hayalimin çok altında. 7 kitap bitirmişim. Döndüğümde telafi ederim demiştim hatta döner dönmez bu hesabımı aktif kullanmaya devam edecektim ama oradaki hayatımdan daha yoğun bir hayata başladım🤦🏻‍♀️ Her sabah 6da uyanıp staja gidiyorum ve kurstan çıkıp eve gidene kadar saat akşam 9 oluyor... durum vahim. Gün asla yetmiyor, eve döndüğümde çok yorgun hissediyorum ve birkaç saat sonra hiçbir şey yapamadan uyuyakalıyorum. Bu kadar yakınmak yeter, bu postu hem sizin için hem de kendim için atıyorum. Boş yapmayı bırakıp zamanı güzel mi değerlendirsek artık? Tatil bitecek çünkü :') İsmini hep duyduğum fakat okumaya kıyamadığım için sonraya sakladığım kitaba başladım, okuma alışkanlığımı ve beni kendime getirir diye. Dorian Gray'in Portresi. Daha 3. Bölümdeyim ve şimdiden beni heyecanlandırdı. Okuyanlar mutlaka vardır, kimler okudu ve beğendi, kimler beğenmedi merak ediyorum. Spoilersız yorumlarınızı bekliyorum 👁 #okuyorum #kindle #doriangrayinportresi #oscarwilde #10dk10kitap
Lisedeyken çoğu sabahım Rock Fm’de Mesut Süre’nin Rabarba’sını dinlerken yolda belde deli deli gülmekle geçti. Ya da sabah uyandığımda falan. Afyonum patlamamış zaten, sabaha kadar oturmuşum çünkü liselilik. Yine olsa yine yaparım çünkü geceyi kaçırıyormuş gibi hissetmek. Üniversitede uyku problemlerimden ötürü baygınlık geçirene kadar da sürdü. Her şey vücudun bir cinnetine bakıyor sjdkld. Sonrası müthiş bir düzlük, süperli bir uyku hali. Konunun geldiği noktaya bakınız dhshshdhdj.

Toplayayım; bugün şu kitabı okumamın üzerinden 5-6 yıl falan geçmişken, bir karıştırayım dedim, neredeyse yarısından çoğunu okudum yine. Kapak ve kitabın ismi epic fail diyebileceğimiz türden, kabul. Ama önümüzdeki 2 aylık gülme hakkımın hepsini bugün güldüm. Beni bayağı bir idare eder bu.

Mesut Süre mizahını seven herkesin epey güleceğine eminim. Ergenliğimizi tekeline alan insanlardan biri desek yalan olmaz. Bir süredir de YouTube’daki projesi İlişki Testi’nin bağımlısıyım. Dert tasa sıfırlayıcı bir şey. Ekürisi İlker Gümüşoluk’sa gerçekten kocaman bir doksanlar nostaljisti, Umut Sarıkaya tipi mutsuzlukların ve minik detayların insanı. Dev tespitleriyle hem kalp yumuşatıcısı hem kocaman güldüren, işinin ehli bir komedyen diyebiliriz kendisine. Mesleğini tam olarak tanımlayamıyorum, birçok şeyi çok iyi yapan biri kendisi. (YouTube’daki Apartman Sohbetleri serisine göz atmanızı hararetle öneriyorum. Ne demek istediğimi izleyince anlayabilirsiniz ancak.🤓🤘🏻) Doksanlarda çocuk/genç olmuş ya da ucundan kıyısından hatırlayan, Jerry Seinfeld mizahı seven (Seinfeld’le kıyaslayamam elbette de, birkaç cümlelik nokta atışı tespitlerden hoşlanmak bahsettiğim) kişilere tavsiyedir. Kitabı okumadan önce yazarlarını az biraz tanıyor olmanın, mizahlarına aşina olmanın gülme katsayısını artıracağına inanıyorum. Beni dev eğlendiren bir kitap daha. 🎃
Lisedeyken çoğu sabahım Rock Fm’de Mesut Süre’nin Rabarba’sını dinlerken yolda belde deli deli gülmekle geçti. Ya da sabah uyandığımda falan. Afyonum patlamamış zaten, sabaha kadar oturmuşum çünkü liselilik. Yine olsa yine yaparım çünkü geceyi kaçırıyormuş gibi hissetmek. Üniversitede uyku problemlerimden ötürü baygınlık geçirene kadar da sürdü. Her şey vücudun bir cinnetine bakıyor sjdkld. Sonrası müthiş bir düzlük, süperli bir uyku hali. Konunun geldiği noktaya bakınız dhshshdhdj. Toplayayım; bugün şu kitabı okumamın üzerinden 5-6 yıl falan geçmişken, bir karıştırayım dedim, neredeyse yarısından çoğunu okudum yine. Kapak ve kitabın ismi epic fail diyebileceğimiz türden, kabul. Ama önümüzdeki 2 aylık gülme hakkımın hepsini bugün güldüm. Beni bayağı bir idare eder bu. Mesut Süre mizahını seven herkesin epey güleceğine eminim. Ergenliğimizi tekeline alan insanlardan biri desek yalan olmaz. Bir süredir de YouTube’daki projesi İlişki Testi’nin bağımlısıyım. Dert tasa sıfırlayıcı bir şey. Ekürisi İlker Gümüşoluk’sa gerçekten kocaman bir doksanlar nostaljisti, Umut Sarıkaya tipi mutsuzlukların ve minik detayların insanı. Dev tespitleriyle hem kalp yumuşatıcısı hem kocaman güldüren, işinin ehli bir komedyen diyebiliriz kendisine. Mesleğini tam olarak tanımlayamıyorum, birçok şeyi çok iyi yapan biri kendisi. (YouTube’daki Apartman Sohbetleri serisine göz atmanızı hararetle öneriyorum. Ne demek istediğimi izleyince anlayabilirsiniz ancak.🤓🤘🏻) Doksanlarda çocuk/genç olmuş ya da ucundan kıyısından hatırlayan, Jerry Seinfeld mizahı seven (Seinfeld’le kıyaslayamam elbette de, birkaç cümlelik nokta atışı tespitlerden hoşlanmak bahsettiğim) kişilere tavsiyedir. Kitabı okumadan önce yazarlarını az biraz tanıyor olmanın, mizahlarına aşina olmanın gülme katsayısını artıracağına inanıyorum. Beni dev eğlendiren bir kitap daha. 🎃
“Kağıtlar,kitaplar,dedi,nereye elimi atsam. Kiminde yarım kalmış,nasılsa bitmiş bir şiir 
Kiminde. Hem her şey şiirlerde değil miydi? Bir gök şiirde ağar, bir sokak şiirlerde 
Gider gelirdi. Böyle yaşayıp gidiyorduk .”
...
🌟İlhan Berk / Ölü Bir Ozan’ın Sevgili Karısını Görmeye Gitmek’ten alıntı 
Görselde ,D&R Can Yayınları 7₺ kampanyasından aldığım kitaplar var. Ancak hemen okumaya başlayamıyorum.
Temmuz ayı okuma listemi Borçlar bütünlemesine girmemden hemen sonra oluşturmuştum. 
Bu yüzen aldığım kitapları diğer aylar okumaya fırsat bulacağım. #reading #okumak #okuyorum #okudumbitti #10dk10kitap #book #books #bookstagram #blog #blogger #coffe #kahve #kitap #alıntı #ilhanberk#photography #photo #bookphotography #şiir #poem
#dr #canyayınları #hukugunicsesi
“Kağıtlar,kitaplar,dedi,nereye elimi atsam. Kiminde yarım kalmış,nasılsa bitmiş bir şiir Kiminde. Hem her şey şiirlerde değil miydi? Bir gök şiirde ağar, bir sokak şiirlerde Gider gelirdi. Böyle yaşayıp gidiyorduk .” ... 🌟İlhan Berk / Ölü Bir Ozan’ın Sevgili Karısını Görmeye Gitmek’ten alıntı Görselde ,D&R Can Yayınları 7₺ kampanyasından aldığım kitaplar var. Ancak hemen okumaya başlayamıyorum. Temmuz ayı okuma listemi Borçlar bütünlemesine girmemden hemen sonra oluşturmuştum. Bu yüzen aldığım kitapları diğer aylar okumaya fırsat bulacağım. #reading #okumak #okuyorum #okudumbitti #10dk10kitap #book #books #bookstagram #blog #blogger #coffe #kahve #kitap #alıntı #ilhanberk#photography #photo #bookphotography #şiir #poem #dr #canyayınları #hukugunicsesi
“Hastalıkların nedenlerini aşağı yukarı biliyoruz ; ruhsal hastalıklar da yanlış eğitimden, insanların kafalarına çocukluktan beri sokulan saçmalıklardan ileri geliyor ; kısacası toplumun bozuk düzeninden. Toplumu düzeltin , bu hastalıklar ortadan kalkar .”
🌱
.
.
.
.
.
.
. 
#photography #10dk10kitap #okuyorum #book #books #alıntı #bookstagram #blog #blogger #turgenyev #babalarveoğullar #kitap #okuyorum
“Hastalıkların nedenlerini aşağı yukarı biliyoruz ; ruhsal hastalıklar da yanlış eğitimden, insanların kafalarına çocukluktan beri sokulan saçmalıklardan ileri geliyor ; kısacası toplumun bozuk düzeninden. Toplumu düzeltin , bu hastalıklar ortadan kalkar .” 🌱 . . . . . . . #photography #10dk10kitap #okuyorum #book #books #alıntı #bookstagram #blog #blogger #turgenyev #babalarveoğullar #kitap #okuyorum
İnsanlar ,kendilerine yeniden inanabileceklerini bildirmesi için geri sayımı bekliyorlar. Her yılı başarısızlıkla sonlandırıyorlar ama saatler on ikiyi vurduğunda , yeni yıla bembeyaz bir sayfayla başlayabileceklerini umuyorlar. Bir şeylerin gerçekleşeceği yılın bu yıl olduğunu söyleyip duruyorlar ama bir şeylerin sürekli gerçekleştiğini , sadece onlar olmadan gelip geçtiğini asla anlayamıyorlar .
🐜Çünkü Biz Karıncayız ‘dan alıntı
&
Kitap kardeşimin kitaplığından. Onun tek ciltli kitabı ve kıymetlisi . Biraz ısrar sonucu kitabı okuma iznini alabildim. Başları karamsar başlasa da , ana karaktere yapılanlara kızsam ve onun psikolojisini çözümlemeye uğraşsam bazen ruh durumuna anlam veremesem de ,özellikle kitabın sonunu sevdim. 
Araya serpiştirilen bilgileri dünyanın sonu senaryolarını sevdim.
Öyle . /Okumaya devam , öylesine özlemişim ki .../
#reading #okumak #okuyorum #okudumbitti #10dk10kitap #book #books #bookstagram #blog #blogger #coffe #kahve #kitap #alıntı #çünkübizkarıncayız #photography #photo #bookphotography #hukugunicsesi
İnsanlar ,kendilerine yeniden inanabileceklerini bildirmesi için geri sayımı bekliyorlar. Her yılı başarısızlıkla sonlandırıyorlar ama saatler on ikiyi vurduğunda , yeni yıla bembeyaz bir sayfayla başlayabileceklerini umuyorlar. Bir şeylerin gerçekleşeceği yılın bu yıl olduğunu söyleyip duruyorlar ama bir şeylerin sürekli gerçekleştiğini , sadece onlar olmadan gelip geçtiğini asla anlayamıyorlar . 🐜Çünkü Biz Karıncayız ‘dan alıntı & Kitap kardeşimin kitaplığından. Onun tek ciltli kitabı ve kıymetlisi . Biraz ısrar sonucu kitabı okuma iznini alabildim. Başları karamsar başlasa da , ana karaktere yapılanlara kızsam ve onun psikolojisini çözümlemeye uğraşsam bazen ruh durumuna anlam veremesem de ,özellikle kitabın sonunu sevdim. Araya serpiştirilen bilgileri dünyanın sonu senaryolarını sevdim. Öyle . /Okumaya devam , öylesine özlemişim ki .../ #reading #okumak #okuyorum #okudumbitti #10dk10kitap #book #books #bookstagram #blog #blogger #coffe #kahve #kitap #alıntı #çünkübizkarıncayız #photography #photo #bookphotography #hukugunicsesi
#okudumbitti📚 "Tuhaf ama çok soğuk olmasına rağmen ısındığımı hissediyorum"dedi.
"Çünkü iyi bir şey yaptın"dedi Mutlu Prens.
#okudumbitti📚 "Tuhaf ama çok soğuk olmasına rağmen ısındığımı hissediyorum"dedi. "Çünkü iyi bir şey yaptın"dedi Mutlu Prens.
#okudumbitti📚 "Güzel konuşmayı deneyin sıradan sözlerle; 
Sizi canlandırması için müzik ve şiirden yararlanın;
Matematik ve metafizik de olabilir eğer keyfiniz olursa.
Hiçbir yararı olmaz o işin zevki yoksa.
Kısacası efendim, neden hoşlanıyorsanız onu öğrenin."
#okudumbitti📚 "Güzel konuşmayı deneyin sıradan sözlerle;  Sizi canlandırması için müzik ve şiirden yararlanın; Matematik ve metafizik de olabilir eğer keyfiniz olursa. Hiçbir yararı olmaz o işin zevki yoksa. Kısacası efendim, neden hoşlanıyorsanız onu öğrenin."
14temmuz19 • #neokudum #kitapyorumu
•
İnsan beyninde çözülemeyecek kadar zor, tahmin edilemeyecek kadar karmaşık duygular ve arzular vardır. O arzuların karanlık olanlarına gelince; işte onlar oldukça soğuktur ve kişiyi adeta buzdan bir kütleye çevirir. Gözleri kör eden bu ürkütücü ruh halleri, insanın aklının ucundan bile geçirmeyeceği şeyleri yapmasını sağlar. Benim işim, karanlıkta kalmış bu insanların yol açtığı bu kötülükleri son erdirmek. Suçluları ayrı ayrı çözümleyip,her kılığa bürünebilme yeteneğimle doğru izlerin peşinden gittiğime inanıyorum. Uyguladığım yöntemler ise, e az izini sürdüğüm suçlular kadar farklı. Ve şunu bilmenizi isterim ki, kesinlikle hepsi işe yarıyor.
•
Yine bir Sherlock ve Dr. Watson hatıralarıyla karşınızdayım. Dr. Watson, Sherlock ve kendisinin üzerinde çalıştığı vakaları anlatmış. Diğer kitaplara göre daha çok sevdim bu kitabı. Çarpıcı olaylar ve sonuçlar... Dört hikayeden, pardon vakadan oluşuyor kitap. Özellikle kitabın ismini aldığı Sürünen Adam vakası çok etkileyiciydi. Bir de Thor Köprüsü... Takıntı haline belen aşkın insanı ne hale getireceğini, nasıl bir canavara getireceğini anlatmış. Bu kitabı okurken gerilmedim desem yalan olur. Cinayet, intihar, hayvan saldırı... Tabi suçu başkasına yıkmak için yapılan planlar da var. Sherlock çok dahi bir adam. Bazen insanları dinlemiyor gibi yapıyor ama dinliyor sanki. Gözlerini tavana dikiyor e nasıl bir şey yapıyorsa olayı çözüyor. Spoiler vermemek için çok fazla bir şey yazamayacağım. Yoksa yazmak istediğim çok şey var ama spoiler olmadan nasıl cümle kurarım bilemiyorum. O yüzden şimdilik hoşçakalın. Özellikle bu kitabı okuyun, tavsiye ederim. 🙂
•
•
•
•
•
•
•
•
#instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #okudumbitti #kitaptavsiyesi #kitapyorumu #bookblogger #kitapönerisi #read #reading #kitapkurdu #bookworm #bookstore #booknerd #kitapkokusu #bookstagrammer #martıyayınları #sherlockholmes #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
14temmuz19 • #neokudum #kitapyorumu • İnsan beyninde çözülemeyecek kadar zor, tahmin edilemeyecek kadar karmaşık duygular ve arzular vardır. O arzuların karanlık olanlarına gelince; işte onlar oldukça soğuktur ve kişiyi adeta buzdan bir kütleye çevirir. Gözleri kör eden bu ürkütücü ruh halleri, insanın aklının ucundan bile geçirmeyeceği şeyleri yapmasını sağlar. Benim işim, karanlıkta kalmış bu insanların yol açtığı bu kötülükleri son erdirmek. Suçluları ayrı ayrı çözümleyip,her kılığa bürünebilme yeteneğimle doğru izlerin peşinden gittiğime inanıyorum. Uyguladığım yöntemler ise, e az izini sürdüğüm suçlular kadar farklı. Ve şunu bilmenizi isterim ki, kesinlikle hepsi işe yarıyor. • Yine bir Sherlock ve Dr. Watson hatıralarıyla karşınızdayım. Dr. Watson, Sherlock ve kendisinin üzerinde çalıştığı vakaları anlatmış. Diğer kitaplara göre daha çok sevdim bu kitabı. Çarpıcı olaylar ve sonuçlar... Dört hikayeden, pardon vakadan oluşuyor kitap. Özellikle kitabın ismini aldığı Sürünen Adam vakası çok etkileyiciydi. Bir de Thor Köprüsü... Takıntı haline belen aşkın insanı ne hale getireceğini, nasıl bir canavara getireceğini anlatmış. Bu kitabı okurken gerilmedim desem yalan olur. Cinayet, intihar, hayvan saldırı... Tabi suçu başkasına yıkmak için yapılan planlar da var. Sherlock çok dahi bir adam. Bazen insanları dinlemiyor gibi yapıyor ama dinliyor sanki. Gözlerini tavana dikiyor e nasıl bir şey yapıyorsa olayı çözüyor. Spoiler vermemek için çok fazla bir şey yazamayacağım. Yoksa yazmak istediğim çok şey var ama spoiler olmadan nasıl cümle kurarım bilemiyorum. O yüzden şimdilik hoşçakalın. Özellikle bu kitabı okuyun, tavsiye ederim. 🙂 • • • • • • • • #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #okudumbitti #kitaptavsiyesi #kitapyorumu #bookblogger #kitapönerisi #read #reading #kitapkurdu #bookworm #bookstore #booknerd #kitapkokusu #bookstagrammer #martıyayınları #sherlockholmes #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
#altınıçızdiğim "Şimdi ben de kendimi kırılmış,iki parçaya bölünmüş bir kitabe sayıyorum ki,bir parçam Gönül'dür.Ikimizi birleştirmeden,alınyazımızdan bir mana çıkarmak kabil olamaz."
#okudumbitti📚 
Servet-i Fünuûn yazarları ile aramdaki duvarı yıkmaya çalışırken yazarlarımız her kitabı ile al bu tugla da bizden olsun o duvarı daha da sağlamlaştır diyorlar adeta.Efenim ne var yani şöyle kaleminizdeki ağdalı dili biraz daha inceliklerle donatıp bizlere sunsaydınız da gül gibi geçinip gitseydik,ne olurdu sanki?Servet-i Fününculardan Müftüoglu Ahmet Hikmet efendim zira kaleminiz beni yordu.Sabrede,edeee okudum.Neyse konumuza gelelim."Gönül Hanım"romanında yazarımız Orhun Kitabeleri üzerinde çalışma yapan bir grubun yolculuğunu ve çalışmalarını anlatmaktadır.Ne kadar heyecanla, büyük bir fedakarlıkla çalıştıklarını ve sonunda Orhun Kitabelerini okumayı başardıklarını anlatmaktadır.Bir miktarda aşk vardır romanın içerisinde.Bu aşk,çalısma grubundan olan Gönül Hanım ve Tolun Beyin aşkıdır.Kont ve Tolun Bey,Gönül'ü sevmektedir.Gönül Hanım da Tolun Beyi sevmektedir.Kontta içindeki bu sevginin dininden dolayı iki aşka dönüşmeyeceginin bilincinde bir insan olarak zamanı geldiğinde büyüklerinden kalan yüzügü Tolun ve Gönül'e takdim eder.Ancak Tolun Bey yüzüğü Kont'un takmasına karşı çıkar.Ve Gönül'ün abisi Bahadır Bey takar.Velhası kelam bu yüzükle birlikte Türk Macar dostluğu kurulur bunun nasıl kurulduğu ve vatanlarına döndükten sonra neler yaptıkları sizdee.Sabırlı okumalar efendim.
#altınıçızdiğim "Şimdi ben de kendimi kırılmış,iki parçaya bölünmüş bir kitabe sayıyorum ki,bir parçam Gönül'dür.Ikimizi birleştirmeden,alınyazımızdan bir mana çıkarmak kabil olamaz." #okudumbitti📚 Servet-i Fünuûn yazarları ile aramdaki duvarı yıkmaya çalışırken yazarlarımız her kitabı ile al bu tugla da bizden olsun o duvarı daha da sağlamlaştır diyorlar adeta.Efenim ne var yani şöyle kaleminizdeki ağdalı dili biraz daha inceliklerle donatıp bizlere sunsaydınız da gül gibi geçinip gitseydik,ne olurdu sanki?Servet-i Fününculardan Müftüoglu Ahmet Hikmet efendim zira kaleminiz beni yordu.Sabrede,edeee okudum.Neyse konumuza gelelim."Gönül Hanım"romanında yazarımız Orhun Kitabeleri üzerinde çalışma yapan bir grubun yolculuğunu ve çalışmalarını anlatmaktadır.Ne kadar heyecanla, büyük bir fedakarlıkla çalıştıklarını ve sonunda Orhun Kitabelerini okumayı başardıklarını anlatmaktadır.Bir miktarda aşk vardır romanın içerisinde.Bu aşk,çalısma grubundan olan Gönül Hanım ve Tolun Beyin aşkıdır.Kont ve Tolun Bey,Gönül'ü sevmektedir.Gönül Hanım da Tolun Beyi sevmektedir.Kontta içindeki bu sevginin dininden dolayı iki aşka dönüşmeyeceginin bilincinde bir insan olarak zamanı geldiğinde büyüklerinden kalan yüzügü Tolun ve Gönül'e takdim eder.Ancak Tolun Bey yüzüğü Kont'un takmasına karşı çıkar.Ve Gönül'ün abisi Bahadır Bey takar.Velhası kelam bu yüzükle birlikte Türk Macar dostluğu kurulur bunun nasıl kurulduğu ve vatanlarına döndükten sonra neler yaptıkları sizdee.Sabırlı okumalar efendim.
Şimdi, kitapların ismini gören 12 yaş üstü erken ergenlerimizin ve normal ergenlerimiz ve hatta belki yetişkinlerimizin bile “pffffffff” diyerek olay yerinden minimum 10 km. uzaklaşacağının farkındayım. Ön yargılar bizi bitirdi, bi’ durun allasen. 👀

Yaratılışa, Allah inancına dair yazılan, aynı zamanda çocuklara ve gençlere hitap ettiği iddia edilen birçok kitabın çocukların ve gençlerin zekasına hakaret kıvamında yazıldığında hepimiz hemfikiriz bence. Çocuk kitabıysa bu, aptala anlatır gibi bir anlatım, gençlere hitap ediyorsa şairane bir dil ve inan olsun yine aptala anlatır gibi. (Bu çocuk uyanır uyanmaz Netflix açıyor, az önce de Avengers izlemekten geldi, Allah’ın ne kadar rahmet dolu bir varlık olduğunu bayık bir romantizmle, sıkıcı ötesi cümlelerle uzun uzadıya 35 sayfa okuyacak kadar sabırlı olduğuna bu kadar eminsin yani dayıcığım öyle mi?) 👀 “Dinimiz şöyle iyidir, amanın böyle süperlidir, ağaçları da Allah yaratmış, sübhanallah nasıl yaratmış”tan öteye geçmeyen, İslam’ı ve yaratılışı romantize etmekten asıl konuya giremeyen çocuk ve gençlik kitaplarından bunalanlara çölde vahayı vaadediyorum efem.

Muzip, eğlenceli ve muhatabını (çocuk genç ve yetişkinler, hatta önce yetişkinler) ciddiye alan, günceli ve gençlerin gündemini, jargonunu yakalayan, yetmez imiş gibi gerçekten de zihindeki soru işaretlerine sıfır romantizmle tatmin edici cevaplar alınabilecek böyle çalışmalara bir ihtiyacımız var ki... 🤓

Çocuklara, ergenlere, yeğenlere, kuzenlere, torun tombalağa ama ilk önce bir yetişkin olarak acil tarafından kendimize almamız gerektiğine inandığım harikalı iki kitap. İçerikler paralel. Sağdaki kitap daha bir çocuksu ve içindeki illüstrasyonlar da öyle. Soldaki ortaokul ve liseli gençler için ideal. Koşarak alınız, bir dikişte, şaka şaka üç yudumda tüketiniz.
Şimdi, kitapların ismini gören 12 yaş üstü erken ergenlerimizin ve normal ergenlerimiz ve hatta belki yetişkinlerimizin bile “pffffffff” diyerek olay yerinden minimum 10 km. uzaklaşacağının farkındayım. Ön yargılar bizi bitirdi, bi’ durun allasen. 👀 Yaratılışa, Allah inancına dair yazılan, aynı zamanda çocuklara ve gençlere hitap ettiği iddia edilen birçok kitabın çocukların ve gençlerin zekasına hakaret kıvamında yazıldığında hepimiz hemfikiriz bence. Çocuk kitabıysa bu, aptala anlatır gibi bir anlatım, gençlere hitap ediyorsa şairane bir dil ve inan olsun yine aptala anlatır gibi. (Bu çocuk uyanır uyanmaz Netflix açıyor, az önce de Avengers izlemekten geldi, Allah’ın ne kadar rahmet dolu bir varlık olduğunu bayık bir romantizmle, sıkıcı ötesi cümlelerle uzun uzadıya 35 sayfa okuyacak kadar sabırlı olduğuna bu kadar eminsin yani dayıcığım öyle mi?) 👀 “Dinimiz şöyle iyidir, amanın böyle süperlidir, ağaçları da Allah yaratmış, sübhanallah nasıl yaratmış”tan öteye geçmeyen, İslam’ı ve yaratılışı romantize etmekten asıl konuya giremeyen çocuk ve gençlik kitaplarından bunalanlara çölde vahayı vaadediyorum efem. Muzip, eğlenceli ve muhatabını (çocuk genç ve yetişkinler, hatta önce yetişkinler) ciddiye alan, günceli ve gençlerin gündemini, jargonunu yakalayan, yetmez imiş gibi gerçekten de zihindeki soru işaretlerine sıfır romantizmle tatmin edici cevaplar alınabilecek böyle çalışmalara bir ihtiyacımız var ki... 🤓 Çocuklara, ergenlere, yeğenlere, kuzenlere, torun tombalağa ama ilk önce bir yetişkin olarak acil tarafından kendimize almamız gerektiğine inandığım harikalı iki kitap. İçerikler paralel. Sağdaki kitap daha bir çocuksu ve içindeki illüstrasyonlar da öyle. Soldaki ortaokul ve liseli gençler için ideal. Koşarak alınız, bir dikişte, şaka şaka üç yudumda tüketiniz.
12temmuz19 • #neokudum #kitapyorumu
•
"Kanunun diğer yanında yer alsaydım en başarılı suçlu olurdum."
Sherlock Holmes
•
İnsan beyninde çözülemeyecek kadar zor, tahmin edilemeyecek kadar karmaşık duygular ve arzular vardır. O arzuların karanlık olanlarına gelince; işte onlar oldukça soğuktur ve kişiyi adeta buzdan bir kütleye çevirir. Gözleri kör eden bu ürkütücü ruh halleri, insanın aklının ucundan bile geçirmeyeceği şeyleri yapmasını sağlar. Benim işim, karanlıkta kalmış bu insanların yol açtığı bu kötülükleri son erdirmek. Suçluları ayrı ayrı çözümleyip,her kılığa bürünebilme yeteneğimle doğru izlerin peşinden gittiğime inanıyorum. Uyguladığım yöntemler ise, e az izini sürdüğüm suçlular kadar farklı. Ve şunu bilmenizi isterim ki, kesinlikle hepsi işe yarıyor.
•
Yine bir Sherlock hatıralarıyla karşınızdayım. Sherlock'un yakın dostu Watson'un hatıralarından oluşan bir yapıt. Bana öyle geldi. Sanki günlük ya da hatıra tarzında yazılmış izlenimi var. 4 hikayeden oluşuyor kitap ve bunların sonunu daha çok sevdim. Çarpıcı bir sondu bana göre. Cinayet olduğunu düşünüyorum, cinayet değil kalp krizi sonucu ölüm oluyor. "İntihar mı?" acaba diyorun cinayet çıkıyor. Cesetlerin betimlemelerini okurken cesetler gözümün önüne geliyor ve bu durum daha da geriyor beni. Sherlock çözüme giderken biraz ayrıntılara takılıyor ve beni yoruyor. Ama ayrı bir hava veriyor kitaba. Sanki o ayrntılar olmasa olay çözülmeyecek gibi. Sherlock insan analizini de çok iyi yapıyor. Okumanızı öneririm. Özellikle polisiyeseverseniz.
•
•
•
•
•
•
•
•
#instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #okudumbitti #kitaptavsiyesi #kitapyorumu #bookblogger #kitapönerisi #read #reading #kitapkurdu #bookworm #bookstore #booknerd #kitapkokusu #bookstagrammer #martıyayınları #sherlockholmes #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
12temmuz19 • #neokudum #kitapyorumu • "Kanunun diğer yanında yer alsaydım en başarılı suçlu olurdum." Sherlock Holmes • İnsan beyninde çözülemeyecek kadar zor, tahmin edilemeyecek kadar karmaşık duygular ve arzular vardır. O arzuların karanlık olanlarına gelince; işte onlar oldukça soğuktur ve kişiyi adeta buzdan bir kütleye çevirir. Gözleri kör eden bu ürkütücü ruh halleri, insanın aklının ucundan bile geçirmeyeceği şeyleri yapmasını sağlar. Benim işim, karanlıkta kalmış bu insanların yol açtığı bu kötülükleri son erdirmek. Suçluları ayrı ayrı çözümleyip,her kılığa bürünebilme yeteneğimle doğru izlerin peşinden gittiğime inanıyorum. Uyguladığım yöntemler ise, e az izini sürdüğüm suçlular kadar farklı. Ve şunu bilmenizi isterim ki, kesinlikle hepsi işe yarıyor. • Yine bir Sherlock hatıralarıyla karşınızdayım. Sherlock'un yakın dostu Watson'un hatıralarından oluşan bir yapıt. Bana öyle geldi. Sanki günlük ya da hatıra tarzında yazılmış izlenimi var. 4 hikayeden oluşuyor kitap ve bunların sonunu daha çok sevdim. Çarpıcı bir sondu bana göre. Cinayet olduğunu düşünüyorum, cinayet değil kalp krizi sonucu ölüm oluyor. "İntihar mı?" acaba diyorun cinayet çıkıyor. Cesetlerin betimlemelerini okurken cesetler gözümün önüne geliyor ve bu durum daha da geriyor beni. Sherlock çözüme giderken biraz ayrıntılara takılıyor ve beni yoruyor. Ama ayrı bir hava veriyor kitaba. Sanki o ayrntılar olmasa olay çözülmeyecek gibi. Sherlock insan analizini de çok iyi yapıyor. Okumanızı öneririm. Özellikle polisiyeseverseniz. • • • • • • • • #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #okudumbitti #kitaptavsiyesi #kitapyorumu #bookblogger #kitapönerisi #read #reading #kitapkurdu #bookworm #bookstore #booknerd #kitapkokusu #bookstagrammer #martıyayınları #sherlockholmes #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
Farklı janralarda birçok müzisyen ve grubu aynı anda dinleyerek büyüdüm. Ve fakat rap vokaller bana; Limp Bizkit, Linkin Park, KoRn, Slipknot, Papa Roach, P.O.D., Incubus, RATM vs.’den, kısacası nu metalden başka bir şey ifade etmez idi, hala da öyle. Çocukluğumdan beri de bunun tek istisnası Eminem sanırım. Türler üstü bir iş yapıyor. Birkaç gündür de Eminem harici bir şeye elim gitmedi. Ben de The Eminem Show albümü zamanından kalma şu kitabı paylaşmak istedim. ‘90’lar sonu, 2000’lerin ilk yarısı. Eminem’in dünya müzik piyasasının ortasına yıldırım misali düştüğü, eşzamanlı olarak da Eminem baskılı tişört ve zincirli bol pantolonlarının salı pazarlarına kadar düştüğü dönemler. Anneye babaya zorla zincirli kot aldırmaya çalışılan dönemler. Çoğu akranımın acayip özendiği, abisi gibi falan sevdiği yegane insanlardan biri fakat aileler tedirgin. Vuhuuu. Tüm dünyada böyleydi sanıyorum o dönem. Kendisi hakkında epey sansasyonel, saptırılmış magazin haberleri, insanların ağızlarında iftiralar. Çocuklarını kolejlerde okutan, nispeten sokak kültüründen uzak ve izole büyüten o dönemin aileleri, aniden Eminem fanı olan çocukları karşısında savunmasız. “Hoşgörü ve endişe” arasında sıkışıp kalmışlık. Çocuğum -afedersiniz- itlik serserilik mi öğrenecek, şu adamın şarkı sözlerini bir inceleyeyim tedirginliği, inceledikten sonra tüm aileleri hepten sarmış durumda.

İnsan ırkının başına gelmiş en büyük felaketlerden biri olan George Bush’un bile Eminem’i, “Çocuk felcinden sonra Amerikan çocuklarını tehdit eden en büyük tehlike(!)” olarak tanımladığı fantastik yıllar. Müsaadenizle ben biraz buna güleceğim. Teşekkürler.

Kitapta da çocuğu, eşi-dostu ve bizzat kendisi Eminem dinleyen birçok gazeteci ve müzik eleştirmeninin kaleminden okuyoruz o dönemin dehşetle karşılanan “anti kahraman”ını. Eminem’den nefret eden, çocuğunu pislik çukuruna düşüreceğini düşünen ailelerin, gençliklerinde de ailelerinden farklı şeyler dinleyip kendi ailelerini endişelendirdiklerini ve buna benzemez nice sosyolojik tespitleri, analizleri okuyoruz. Eminem’in müziğine ilgi duyan biri için dönemin ruhuna ve toplumun algısına ışık tutan, 6-7 yıl önce keyifle okuduğum bir kitaptı.
Farklı janralarda birçok müzisyen ve grubu aynı anda dinleyerek büyüdüm. Ve fakat rap vokaller bana; Limp Bizkit, Linkin Park, KoRn, Slipknot, Papa Roach, P.O.D., Incubus, RATM vs.’den, kısacası nu metalden başka bir şey ifade etmez idi, hala da öyle. Çocukluğumdan beri de bunun tek istisnası Eminem sanırım. Türler üstü bir iş yapıyor. Birkaç gündür de Eminem harici bir şeye elim gitmedi. Ben de The Eminem Show albümü zamanından kalma şu kitabı paylaşmak istedim. ‘90’lar sonu, 2000’lerin ilk yarısı. Eminem’in dünya müzik piyasasının ortasına yıldırım misali düştüğü, eşzamanlı olarak da Eminem baskılı tişört ve zincirli bol pantolonlarının salı pazarlarına kadar düştüğü dönemler. Anneye babaya zorla zincirli kot aldırmaya çalışılan dönemler. Çoğu akranımın acayip özendiği, abisi gibi falan sevdiği yegane insanlardan biri fakat aileler tedirgin. Vuhuuu. Tüm dünyada böyleydi sanıyorum o dönem. Kendisi hakkında epey sansasyonel, saptırılmış magazin haberleri, insanların ağızlarında iftiralar. Çocuklarını kolejlerde okutan, nispeten sokak kültüründen uzak ve izole büyüten o dönemin aileleri, aniden Eminem fanı olan çocukları karşısında savunmasız. “Hoşgörü ve endişe” arasında sıkışıp kalmışlık. Çocuğum -afedersiniz- itlik serserilik mi öğrenecek, şu adamın şarkı sözlerini bir inceleyeyim tedirginliği, inceledikten sonra tüm aileleri hepten sarmış durumda. İnsan ırkının başına gelmiş en büyük felaketlerden biri olan George Bush’un bile Eminem’i, “Çocuk felcinden sonra Amerikan çocuklarını tehdit eden en büyük tehlike(!)” olarak tanımladığı fantastik yıllar. Müsaadenizle ben biraz buna güleceğim. Teşekkürler. Kitapta da çocuğu, eşi-dostu ve bizzat kendisi Eminem dinleyen birçok gazeteci ve müzik eleştirmeninin kaleminden okuyoruz o dönemin dehşetle karşılanan “anti kahraman”ını. Eminem’den nefret eden, çocuğunu pislik çukuruna düşüreceğini düşünen ailelerin, gençliklerinde de ailelerinden farklı şeyler dinleyip kendi ailelerini endişelendirdiklerini ve buna benzemez nice sosyolojik tespitleri, analizleri okuyoruz. Eminem’in müziğine ilgi duyan biri için dönemin ruhuna ve toplumun algısına ışık tutan, 6-7 yıl önce keyifle okuduğum bir kitaptı.
Kitap okumanın iki nedeni vardır: 
Ya hoşlandığınız için ya da öğrenmek için okursunuz. Amerika'da bayanların her ay belirli kitapları okuması (ya da okur görünmesi) moda olmuştur; kimi tamamını okur, kimi ilk bölümünü okur, bazıları eleştirilere bakar sadece, ama hepsi bu kitapları masalarının üzerinde bulundurur.
Yalnız, nedense büyük eserleri okumazlar.

#book #bookstgram
#kitap #kitapblogu #kitapyorumu #10dk10kitap 
#okudum #okudumbitti
Kitap okumanın iki nedeni vardır:  Ya hoşlandığınız için ya da öğrenmek için okursunuz. Amerika'da bayanların her ay belirli kitapları okuması (ya da okur görünmesi) moda olmuştur; kimi tamamını okur, kimi ilk bölümünü okur, bazıları eleştirilere bakar sadece, ama hepsi bu kitapları masalarının üzerinde bulundurur. Yalnız, nedense büyük eserleri okumazlar. #book #bookstgram #kitap #kitapblogu #kitapyorumu #10dk10kitap #okudum #okudumbitti
Bu dünyada insan kendini nasıl mutlu eder bilmiyorum ama ben ait olduğum şeylerin yanında kendimi mutlu hissettiğimi anladım son günlerde.O yüzden bende aitlik hissi vermeyen her şeyden yavaş  yavaş kedimi soyutluyorum.Kendimi en çok mutlu ve ait hissettiğim şeyi yapıyorum (hem de kimseciklerin laflarına bakmadan) bir kitap okuyor ve onun üzerinde bir miktar bazen fazlaca miktar düşünüyorum.Kendime ait hissetmiş olduğum  Hz.Fatıma romanı üzerinde konuşayım şimdi  Hz.Fatıma, Müminlerin annesi diye anılması ve Hz.Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma'ya olan sevgi ve saygısı, en çok da saygısından ötürü merak ettiğim bir Peygamber kızıydı.Kitabı okurken açıkçası zaten ben bunları biliyorum bana daha fazla bilgi gerek diyerek bir bilgi doyumsuzluğuna kapılmıştım ama bilmekle o incelikleri farketmek ve hayatında uygulamak arasında dağlar kadar bir fark olduğunu son sayfayı okuyup kitabı kapattıktan sonra şiddetli bir şekilde farkettim.Amel etmedikten sonra bilginin bir çöpten farkının olmadığını hissettim.Insan gerçekten çoğu zaman 'inna lilahi ve inna ileyhi raciun' ayetini unutabiliyor.Bu ayeti daima hatırlayanlardan ve hayatının merkezine alanlardan olması duası ile.Kitabı tavsiye ediyorum muhakkak bir şeyler katacaktır sizlere de ya da bir şeyleri farketmenizi sağlayacaktır.Keyifli okumalar,hayırlı günler efenim☘
Bu dünyada insan kendini nasıl mutlu eder bilmiyorum ama ben ait olduğum şeylerin yanında kendimi mutlu hissettiğimi anladım son günlerde.O yüzden bende aitlik hissi vermeyen her şeyden yavaş yavaş kedimi soyutluyorum.Kendimi en çok mutlu ve ait hissettiğim şeyi yapıyorum (hem de kimseciklerin laflarına bakmadan) bir kitap okuyor ve onun üzerinde bir miktar bazen fazlaca miktar düşünüyorum.Kendime ait hissetmiş olduğum Hz.Fatıma romanı üzerinde konuşayım şimdi Hz.Fatıma, Müminlerin annesi diye anılması ve Hz.Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma'ya olan sevgi ve saygısı, en çok da saygısından ötürü merak ettiğim bir Peygamber kızıydı.Kitabı okurken açıkçası zaten ben bunları biliyorum bana daha fazla bilgi gerek diyerek bir bilgi doyumsuzluğuna kapılmıştım ama bilmekle o incelikleri farketmek ve hayatında uygulamak arasında dağlar kadar bir fark olduğunu son sayfayı okuyup kitabı kapattıktan sonra şiddetli bir şekilde farkettim.Amel etmedikten sonra bilginin bir çöpten farkının olmadığını hissettim.Insan gerçekten çoğu zaman 'inna lilahi ve inna ileyhi raciun' ayetini unutabiliyor.Bu ayeti daima hatırlayanlardan ve hayatının merkezine alanlardan olması duası ile.Kitabı tavsiye ediyorum muhakkak bir şeyler katacaktır sizlere de ya da bir şeyleri farketmenizi sağlayacaktır.Keyifli okumalar,hayırlı günler efenim☘
8temmuz19 • #neokudum #kitapyorumu
•
Düyaca ünlü dedektif Sherlock Holmes, kedine özgü karakteri ve yaşadığı birbirinden farklı maceralarıyla uzun yıllardan beri okurları etlisi altında tutmaya devam ediyor. Çarpıcı hikayelerden oluşan bu eser, insan zekasını zorlayan tuhaf suçlar ve cinayetler düyasında gezdirirken, gerçeğe giden bir yolda yalnız olmadığınızı da hissettiriyor.
•
Kitap arkasında da söylediği gibi gerçekten insan zekasını zorlayan suçlar ve insan zekasını zorlayan çözüme giden dedektif Sherlock Holmes. Olayı çözerken "bu kadar ayrıntıya gerek var mıydı be Sherlock?" dedim hep. Kitap üç hikayeden oluşuyor. Üçünün de olayları çok güzeldi ama sonları istediğim gibi olmadı. Bundan mütevellit de hayal kırıklığı yaşadım. Hapis beklerken "ne alâka ya niye serbest" diyip Sherlock ile kavga da ettim hatta 🤭 ama şunu tam anladım ki ben, polisiye romanı adamıyım. Hiç sıkılmıyorum. Daha ilk Sherlock kitabım ve bana "Mr. Poirot mu Sherlock mu?" diye sorsanız seçim yapamam. İleride ne olacak göreceğiz onu da. Hoşça kalın 🙋🏻‍♂️
•
•
•
•
•
•
•
•
#instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #okudumbitti #kitaptavsiyesi #kitapyorumu #bookblogger #kitapönerisi #read #reading #kitapkurdu #martıyayınları #sherlockholmes #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
8temmuz19 • #neokudum #kitapyorumu • Düyaca ünlü dedektif Sherlock Holmes, kedine özgü karakteri ve yaşadığı birbirinden farklı maceralarıyla uzun yıllardan beri okurları etlisi altında tutmaya devam ediyor. Çarpıcı hikayelerden oluşan bu eser, insan zekasını zorlayan tuhaf suçlar ve cinayetler düyasında gezdirirken, gerçeğe giden bir yolda yalnız olmadığınızı da hissettiriyor. • Kitap arkasında da söylediği gibi gerçekten insan zekasını zorlayan suçlar ve insan zekasını zorlayan çözüme giden dedektif Sherlock Holmes. Olayı çözerken "bu kadar ayrıntıya gerek var mıydı be Sherlock?" dedim hep. Kitap üç hikayeden oluşuyor. Üçünün de olayları çok güzeldi ama sonları istediğim gibi olmadı. Bundan mütevellit de hayal kırıklığı yaşadım. Hapis beklerken "ne alâka ya niye serbest" diyip Sherlock ile kavga da ettim hatta 🤭 ama şunu tam anladım ki ben, polisiye romanı adamıyım. Hiç sıkılmıyorum. Daha ilk Sherlock kitabım ve bana "Mr. Poirot mu Sherlock mu?" diye sorsanız seçim yapamam. İleride ne olacak göreceğiz onu da. Hoşça kalın 🙋🏻‍♂️ • • • • • • • • #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #okudumbitti #kitaptavsiyesi #kitapyorumu #bookblogger #kitapönerisi #read #reading #kitapkurdu #martıyayınları #sherlockholmes #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
Immanuel Kant’ın Eğitim Üzerine isimli eserinde çok önemli fikirler mevcuttur. Gerçi eğitim öğretim ile ilgili fikirlerin sonu gelmez. Eğitimciler olarak sayısız kitaplar okuyoruz ve çok farklı görüşleri öğreniyoruz. Öğrendiğimiz bu bilgilerin hangilerinin ideal bilgiler olduğu konusunda tereddütler yaşıyoruz. Çünkü eğitim öğretim hakkında kitap yazan ve görüş bildiren uzmanların fikirleri bazen taban tabana zıt olabilmektedir.

Her öğrencinin farklı yapıda olması ve her öğretmenin öğretme tarzının farklı olması belki de her görüşün pratikte uygulanabilir olduğu fikrini bizlere vermektedir.

Biz  Yazarın eğitim öğretimle ilgili fikirlerinden bazıları şunlardır:

Immanuel Kant, çocuklara aile tarafından verilmesi gereken eğitime dikkat çekiyor ve bu eğitimin küçük yaşlarda verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.Yazar öğrencilere verilmesi gereken en önemli eğitimin düşünmeyi öğrenmek ve sorgulamak olduğunu söylüyor.Özgürlüğün keyfilik olmadığını söyleyen yazar, bu iki kavram arasındaki çizginin iyi çizilmesi gerektiğini söylüyor.
 7/10 
#tavsiyekitap #book #kitap #blog #okumak
Immanuel Kant’ın Eğitim Üzerine isimli eserinde çok önemli fikirler mevcuttur. Gerçi eğitim öğretim ile ilgili fikirlerin sonu gelmez. Eğitimciler olarak sayısız kitaplar okuyoruz ve çok farklı görüşleri öğreniyoruz. Öğrendiğimiz bu bilgilerin hangilerinin ideal bilgiler olduğu konusunda tereddütler yaşıyoruz. Çünkü eğitim öğretim hakkında kitap yazan ve görüş bildiren uzmanların fikirleri bazen taban tabana zıt olabilmektedir. Her öğrencinin farklı yapıda olması ve her öğretmenin öğretme tarzının farklı olması belki de her görüşün pratikte uygulanabilir olduğu fikrini bizlere vermektedir. Biz Yazarın eğitim öğretimle ilgili fikirlerinden bazıları şunlardır: Immanuel Kant, çocuklara aile tarafından verilmesi gereken eğitime dikkat çekiyor ve bu eğitimin küçük yaşlarda verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.Yazar öğrencilere verilmesi gereken en önemli eğitimin düşünmeyi öğrenmek ve sorgulamak olduğunu söylüyor.Özgürlüğün keyfilik olmadığını söyleyen yazar, bu iki kavram arasındaki çizginin iyi çizilmesi gerektiğini söylüyor. 7/10 #tavsiyekitap #book #kitap #blog #okumak
Olga afacan bir kız. Okuldaki kuralları ve yasakları anlamsız buluyor. Kendi kendine pasif direniş yöntemleri geliştirmiş. Kurallara öğretmeni ve annesi işbirliği içerisindeyken uymak zorunda kaldığı da oluyor pofurdanarak ama bu onu kendi radikal duruşundan vazgeçiremez elbette 😂 Bıcır bıcır bir çocuğumuz. Biraz da cingöz, kafasında tilkiler dolaşıyor sürekli fakat bir o kadar da sevimli ve masum. 😇 Orijinal bir karakter. Böyle karakterlere bizim çocuk edebiyatımızda istisnalar haricinde pek sık rastlayamayız. Didaktizmden uzak, çocuğa bir şeyler öğretme kaygısı gütmeyen, kıkır kıkır güldürecek ve iyi vakit geçirmelerini sağlayacak kitaplara ihtiyaç çok büyük. Kitabı Türkçe’ye kazandıran yayınevinin çizgisinden genel anlamda hoşlanmasam da, nadiren gerçekten bana hitap edebilecek kitaplarıyla karşılaşıyorum. Birkaç ay önce okuduğum şu tatlılık kitaplıkta kalmasın istedim. Mini mini birler, çalışkan ikilerimiz ve yetişkinlerimize minik bir keyif molası için tavsiyedir. 🍭
Olga afacan bir kız. Okuldaki kuralları ve yasakları anlamsız buluyor. Kendi kendine pasif direniş yöntemleri geliştirmiş. Kurallara öğretmeni ve annesi işbirliği içerisindeyken uymak zorunda kaldığı da oluyor pofurdanarak ama bu onu kendi radikal duruşundan vazgeçiremez elbette 😂 Bıcır bıcır bir çocuğumuz. Biraz da cingöz, kafasında tilkiler dolaşıyor sürekli fakat bir o kadar da sevimli ve masum. 😇 Orijinal bir karakter. Böyle karakterlere bizim çocuk edebiyatımızda istisnalar haricinde pek sık rastlayamayız. Didaktizmden uzak, çocuğa bir şeyler öğretme kaygısı gütmeyen, kıkır kıkır güldürecek ve iyi vakit geçirmelerini sağlayacak kitaplara ihtiyaç çok büyük. Kitabı Türkçe’ye kazandıran yayınevinin çizgisinden genel anlamda hoşlanmasam da, nadiren gerçekten bana hitap edebilecek kitaplarıyla karşılaşıyorum. Birkaç ay önce okuduğum şu tatlılık kitaplıkta kalmasın istedim. Mini mini birler, çalışkan ikilerimiz ve yetişkinlerimize minik bir keyif molası için tavsiyedir. 🍭
“Anılar diyor arka koltukta bir adam,
Bugün anılar nasıl da düş değeri kazanıyor!
Ertelenemez artık Ağustos duygusu;
Son pişmanlık, inanın, fazla çiçek!”
Cemal Süreya
&
Yaz mevsiminin ilk iki ayına borçlar çalışarak girmek nasıl bir duygudur ?Alışkanlık oldu sanki . Pazartesi günü bitecek bu ayları aşan çalışma. Gecikmiş de olsa tatile girebileceğim . 
Görseli yana kaydırarak ilkinde haziran ayında okuduğum beş kitabı ikincisinde temmuz ayında bitirmiş olduğum kitapları görebilirsiniz.
Mayıs ayında okuduğum 13 kitaptan sonra beş kitaba iniş yapmak üzücü tabi . Ama finallerin ayın yirmibeşinde bittiğini ve bütünleme çalışmalarına başladığımı düşünürsek fena sayılmaz hani.
Temmuz ve ağustos ayında doyasıya kitap okumak istiyorum , kitaptan kuleler yapmak istiyorum .
Not :Umarım bu sefer emeklerimin karşılığını alırım borçlarda 🙏🏻🙏🏻🙏🏻
#borçlar #büt #study #studygram #studyblr #student #book #books #bookstagram #blog #blogger #poem #alıntı #okuyorum #okudumbitti #photography #hukugunicsesi #10dk10kitap #coffee #kahve 
#hukukokuyorum #hukukogrencisi #lawstudent
“Anılar diyor arka koltukta bir adam, Bugün anılar nasıl da düş değeri kazanıyor! Ertelenemez artık Ağustos duygusu; Son pişmanlık, inanın, fazla çiçek!” Cemal Süreya & Yaz mevsiminin ilk iki ayına borçlar çalışarak girmek nasıl bir duygudur ?Alışkanlık oldu sanki . Pazartesi günü bitecek bu ayları aşan çalışma. Gecikmiş de olsa tatile girebileceğim . Görseli yana kaydırarak ilkinde haziran ayında okuduğum beş kitabı ikincisinde temmuz ayında bitirmiş olduğum kitapları görebilirsiniz. Mayıs ayında okuduğum 13 kitaptan sonra beş kitaba iniş yapmak üzücü tabi . Ama finallerin ayın yirmibeşinde bittiğini ve bütünleme çalışmalarına başladığımı düşünürsek fena sayılmaz hani. Temmuz ve ağustos ayında doyasıya kitap okumak istiyorum , kitaptan kuleler yapmak istiyorum . Not :Umarım bu sefer emeklerimin karşılığını alırım borçlarda 🙏🏻🙏🏻🙏🏻 #borçlar #büt #study #studygram #studyblr #student #book #books #bookstagram #blog #blogger #poem #alıntı #okuyorum #okudumbitti #photography #hukugunicsesi #10dk10kitap #coffee #kahve #hukukokuyorum #hukukogrencisi #lawstudent
Kitaptan alıntılar 
Sevdiklerinize ucmalari için kanatlar, geri dönmeleri için kökler verin... Ve de yanınızda kalmaları için nedenler... Unutmak da tam anlamıyla mucize bir şeydir.
Az, biraz... her şeyden az biraz unutmak ve dengede kalmak.

Hayatın kuralıydı bu, sevmek; bezen insanın canını yakıyordu... Kitaba puanım:
8/10 
#oku #10dk10kitap 
#kitap #okursanbiter
Kitaptan alıntılar Sevdiklerinize ucmalari için kanatlar, geri dönmeleri için kökler verin... Ve de yanınızda kalmaları için nedenler... Unutmak da tam anlamıyla mucize bir şeydir. Az, biraz... her şeyden az biraz unutmak ve dengede kalmak. Hayatın kuralıydı bu, sevmek; bezen insanın canını yakıyordu... Kitaba puanım: 8/10 #oku #10dk10kitap #kitap #okursanbiter
#altınıçızdiğim
🍃"Doğa,sevgili dostum,konuşamaz.Ama ne demek istediğini bize gösterir.Şimdi bana şunu söylüyor:Eşyalara tutunma boşuna.Onları beraberinde götüremezsin.Onlara ne kadar sıkı tutunursan,o kadar hızla parmaklarının arasından kayıp giderler." .
🍃 "Onlar kalbimi yerindende sökseler,benden geriye kalanlarla seveceğim seni."
.
.
#okudumbitti📚
Rafik Schami /Bir Avuç Yıldız
Günlükleri seviyorum.Çünkü okumaya başlayınca yıllar geçse dahi bir tarih ile her ânı aynı hüzün aynı sevinçle yaşatan tozlu sayfalardır.Peki ,Rafik Schami'nin tozlu sayfalarında neler yer alıyor biliyor musunuz?
Günlüğünü yazdığı bu sıralarda Rafik Schami 14 yaşında başarılı ancak babası tarafindan okuldan alınan bir çocuk.Baba mesleği olan firında babası ile birlikte çalışmak zorunda olan ve firından nefret eden bir çocuk .Bu çocuğun bir hayali var :gazeteci olmak.Bu hayalini destekleyen kendinden yaşca büyük olan ancak çocuk ruhlu olan Salim amcası var bir de.Salim Amca bir masal anlatıcısı,daima zihninde her yaşa uygun bir masal taşıyan  amcamız.Nadya var Schami'nin sevdigi kız.Arkadaşı Mahmud ,zeki en mantıklı hareket eden eğlenceli ve cesur bir cocuk o da.Küçük bir çocuğun hikayesini çalıp ün kazanmaya çalışan Redaktor var bir de.Her gün biri ile yasadığı olayları,heyecanını, geçen hüzünlü ve sevinçli anlarını anlatıyor Schami.Bu sayfaların her satırında Schami ile siz de o olayları yaşıyorsunuz.İçinizde bir avuç umut ayaklarınızda o umudun verdiği güç ile siz de yürüyorsunuz Schami ile birlikte.Ben,böyle zorlukların çokça bulunduğu ancak içindeki o umutla o zorlukları bir bir aşan insanların kader ağlarını seviyorum.Çünkü onlar o dügümlü kader ağlarını her zaman çözmeyi başaranlardır.Böyle umut aşılayacak sizi çokça hoşnut edecek kader ağsını okumaya davet ediyorum.Keyifli okumlar efendim😇
#altınıçızdiğim 🍃"Doğa,sevgili dostum,konuşamaz.Ama ne demek istediğini bize gösterir.Şimdi bana şunu söylüyor:Eşyalara tutunma boşuna.Onları beraberinde götüremezsin.Onlara ne kadar sıkı tutunursan,o kadar hızla parmaklarının arasından kayıp giderler." . 🍃 "Onlar kalbimi yerindende sökseler,benden geriye kalanlarla seveceğim seni." . . #okudumbitti📚 Rafik Schami /Bir Avuç Yıldız Günlükleri seviyorum.Çünkü okumaya başlayınca yıllar geçse dahi bir tarih ile her ânı aynı hüzün aynı sevinçle yaşatan tozlu sayfalardır.Peki ,Rafik Schami'nin tozlu sayfalarında neler yer alıyor biliyor musunuz? Günlüğünü yazdığı bu sıralarda Rafik Schami 14 yaşında başarılı ancak babası tarafindan okuldan alınan bir çocuk.Baba mesleği olan firında babası ile birlikte çalışmak zorunda olan ve firından nefret eden bir çocuk .Bu çocuğun bir hayali var :gazeteci olmak.Bu hayalini destekleyen kendinden yaşca büyük olan ancak çocuk ruhlu olan Salim amcası var bir de.Salim Amca bir masal anlatıcısı,daima zihninde her yaşa uygun bir masal taşıyan  amcamız.Nadya var Schami'nin sevdigi kız.Arkadaşı Mahmud ,zeki en mantıklı hareket eden eğlenceli ve cesur bir cocuk o da.Küçük bir çocuğun hikayesini çalıp ün kazanmaya çalışan Redaktor var bir de.Her gün biri ile yasadığı olayları,heyecanını, geçen hüzünlü ve sevinçli anlarını anlatıyor Schami.Bu sayfaların her satırında Schami ile siz de o olayları yaşıyorsunuz.İçinizde bir avuç umut ayaklarınızda o umudun verdiği güç ile siz de yürüyorsunuz Schami ile birlikte.Ben,böyle zorlukların çokça bulunduğu ancak içindeki o umutla o zorlukları bir bir aşan insanların kader ağlarını seviyorum.Çünkü onlar o dügümlü kader ağlarını her zaman çözmeyi başaranlardır.Böyle umut aşılayacak sizi çokça hoşnut edecek kader ağsını okumaya davet ediyorum.Keyifli okumlar efendim😇
Değişim önce kalpte sonra beyinde en son hayatta gerçekleşir bugün hayatımda değişimin başlayalı 2. Gün rabbim sonunu getirmeme yardim ettsin✌👍🤗🤗🍀
.
.
. 
#yks #stuyblogler #studybook #bookstgrsam #bookstgram #hayal #hayat#10dk10kitap
Değişim önce kalpte sonra beyinde en son hayatta gerçekleşir bugün hayatımda değişimin başlayalı 2. Gün rabbim sonunu getirmeme yardim ettsin✌👍🤗🤗🍀 . . . #yks #stuyblogler #studybook #bookstgrsam #bookstgram #hayal #hayat#10dk10kitap
Mirko'nun hayatına dalmışken tekrar Dr. B.'nin hayatına dalıp okuyucuyu çok farklı bir hayata dahil ediyor. Herkesin kendine göre bir anlam çıkarabileceği bir başyapıt. #stefanzweig #stefanzweigsatranç #satranç #coffee #kahvekeyfi #kahveköşesi #kitapokuyorum #kitap
Mirko'nun hayatına dalmışken tekrar Dr. B.'nin hayatına dalıp okuyucuyu çok farklı bir hayata dahil ediyor. Herkesin kendine göre bir anlam çıkarabileceği bir başyapıt. #stefanzweig #stefanzweigsatranç #satranç #coffee #kahvekeyfi #kahveköşesi #kitapokuyorum #kitap
İbrahim peygamber ve oğlu İshak’ın hepimizin bildiği ya da aşina olduğu kıssası ışığında, “meseleler”den oluşan kendi içinde aşamalı bir varoluş ve iman sorgulaması.

Kierkegaard’ın düşüncesinin temellerini en saf haliyle anlatan; zaman zaman net, çarpıcı ve akıcı, zaman zaman da beyin yamultan, kafadan buharlar çıkartan zorlu bir okuma.

İnsanın varoluşunun amacını ve potansiyelinin tamamını gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu şeyin iman olduğunu savunan Kierkegaard, fikirleriyle Woody Allen filmlerine konu olacak kadar geniş bir yelpazede yer alıyor. İmana ve gerçekliğe dair paradokslarla yine imanın en yüce şey olduğu sonucuna ulaşıyor. Bu sonuca ulaşma yolunda felsefenin epey dikenli yollarından geçiyor. İlgilisine tavsiye. 🛤
İbrahim peygamber ve oğlu İshak’ın hepimizin bildiği ya da aşina olduğu kıssası ışığında, “meseleler”den oluşan kendi içinde aşamalı bir varoluş ve iman sorgulaması. Kierkegaard’ın düşüncesinin temellerini en saf haliyle anlatan; zaman zaman net, çarpıcı ve akıcı, zaman zaman da beyin yamultan, kafadan buharlar çıkartan zorlu bir okuma. İnsanın varoluşunun amacını ve potansiyelinin tamamını gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu şeyin iman olduğunu savunan Kierkegaard, fikirleriyle Woody Allen filmlerine konu olacak kadar geniş bir yelpazede yer alıyor. İmana ve gerçekliğe dair paradokslarla yine imanın en yüce şey olduğu sonucuna ulaşıyor. Bu sonuca ulaşma yolunda felsefenin epey dikenli yollarından geçiyor. İlgilisine tavsiye. 🛤
Sıfır hiç okunmamış kitap almayı severim ama en çok sahafları gezip okunmuş kitapları alırım bazen altı çizilmiş bazen kitap ile ilgili ufak notlar bulurum içinde bazen hayal kırıklıkları bazen yeşeren hayat belirtileri...
.
.
.
.
.
.#yks #ykstayfa #studygram #studybook #instagram#life#book#bookstgrsam#kitap#10dk10kitap
Sıfır hiç okunmamış kitap almayı severim ama en çok sahafları gezip okunmuş kitapları alırım bazen altı çizilmiş bazen kitap ile ilgili ufak notlar bulurum içinde bazen hayal kırıklıkları bazen yeşeren hayat belirtileri... . . . . . .#yks #ykstayfa #studygram #studybook #instagram#life#book#bookstgrsam#kitap#10dk10kitap
@songulunsall 
Kitaptan sözler:

Biz seninle güzel anlaşırız çünkü aynı yerden yara aldık.

İstenmediğiniz yerde durmayın. Sevecekseniz yine sevin ama durmayın. Bu sizi sevmeye de küstürür.

Saçlarını kestirince her şeyin düzeleceğine inanacak kadar masum kadınlar var. Bir de gökyüzünü neşterle ikiye bölüp umudunu kesen kadınlar var. Muhtemelen güçlü kadınlar da ilk etapta saçlarını kesti ve bunun çözüm olmadığını görünce yenilenmek için başlangıcın saç olmadığını fark etti. Evet, başlangıçlarımız her zaman yanlış olur bizim.

Harika bir kitap ve yazar kitabı okurken bana anmalı gelen yerlerin altını çizmek çok  güzeldi 🎈📚 Puanım 7/10
#book #blog #kitapblog  #okursanbiter #10dk10kitap #okudumbitti 
#kitapyorumu #kitap #tavsiye
@songulunsall Kitaptan sözler: Biz seninle güzel anlaşırız çünkü aynı yerden yara aldık. İstenmediğiniz yerde durmayın. Sevecekseniz yine sevin ama durmayın. Bu sizi sevmeye de küstürür. Saçlarını kestirince her şeyin düzeleceğine inanacak kadar masum kadınlar var. Bir de gökyüzünü neşterle ikiye bölüp umudunu kesen kadınlar var. Muhtemelen güçlü kadınlar da ilk etapta saçlarını kesti ve bunun çözüm olmadığını görünce yenilenmek için başlangıcın saç olmadığını fark etti. Evet, başlangıçlarımız her zaman yanlış olur bizim. Harika bir kitap ve yazar kitabı okurken bana anmalı gelen yerlerin altını çizmek çok güzeldi 🎈📚 Puanım 7/10 #book #blog #kitapblog #okursanbiter #10dk10kitap #okudumbitti #kitapyorumu #kitap #tavsiye
#kitapalıntıları 🌵
"Oysa geleceğe, olgunlaşmaya ve ilerlemeye yönelik bir umut olmadan anlamlı bir yaşamdan söz edilemez."
•
"Mantık ne kadar çürütülemez olursa olsun, hayatta kalmak isteyen bir adam ona her hâlükârda direnecektir."
•
"Şüphe altındaki birinin, yatıp uzanmak yerine, ayakta durması daha doğrudur yoksa terazinin kefesi, yattığı yerden günahlarının ağırlığını tartabilir."
#işbankasıkültüryayınları
#isbankasiklasikleri
#franzkafka
#dava
#franzkafkadava
•
•
•
#birumutkitap #kitapyorumu #10dk10kitap #okursanbiter #modernklasikleri #klasikler #kitapalıntıları #kitapsözleri #kitapyorumu #kitaptavsiyeleri #klasikler #oku #okumakgüzeldir #books #bookstagram #instagram #instabook #bookblog #bookblogger #vsco #vscocam #vscoturkey
#kitapalıntıları 🌵 "Oysa geleceğe, olgunlaşmaya ve ilerlemeye yönelik bir umut olmadan anlamlı bir yaşamdan söz edilemez." • "Mantık ne kadar çürütülemez olursa olsun, hayatta kalmak isteyen bir adam ona her hâlükârda direnecektir." • "Şüphe altındaki birinin, yatıp uzanmak yerine, ayakta durması daha doğrudur yoksa terazinin kefesi, yattığı yerden günahlarının ağırlığını tartabilir." #işbankasıkültüryayınları #isbankasiklasikleri #franzkafka #dava #franzkafkadava • • • #birumutkitap #kitapyorumu #10dk10kitap #okursanbiter #modernklasikleri #klasikler #kitapalıntıları #kitapsözleri #kitapyorumu #kitaptavsiyeleri #klasikler #oku #okumakgüzeldir #books #bookstagram #instagram #instabook #bookblog #bookblogger #vsco #vscocam #vscoturkey
26haziran19 • #neokudum #kitapyorumu
•
Bu Ülke, Cemil Meriç'in "aynı kaynaktan fışkırdılar" dediği eserler dizisinin en önemli bir halkası. "Bir çağın daha doğrusu bir ülkenin vicdanı olmak, idrâkimize vurulan zincirleri kırmak, yalanları yok etmek, Türk insanını Türk insanından ayıran bütün duvarları yıkmak" isteği Cemil Meriç'in düşünme ve yazma çabasına her zaman yön vermiştir. Bu kitap bu isteğin belki de en fazla berraklaştırır eser. Özgün fikir adamı Cemil Meriç'in sürekli etrafında içinde dolandığı Doğu-Batı sorunu yanında, özellikle sol-sağ kutuplaşmasına ve kalıplaşmasına ilişkin önemli tespitleri ve aforizmaları içeriyor Bu Ülke.
•
Kitap aslında çok güzel ama ben üç kitabı aynı anda okuyunca sıkıldım. Hatta apır çok olunca birisini erteledim. Camil Meriç üslubu çok iyi bir yazarımız. Kitabı okurken her okuduğum sayfayı birileriyle paylaşmak istedim. Böyle kitaplar eskimez ve tekrar tekrar okunur diye düşünüyorum. Kitapta hayata ve topluma dair her şey var. Doğu-batı ayrımını, sağ-sol davasını, çağdaşlaşmak adına Avrupa medeniyetine hayranlık ve teslimiyeti, sahte aydınları ve fikirlerini mercek altına alıp, ince kesitlerle gözümüze gözümüze sokuyor. Bu kitap en başta benim kelime hazneme yeni kelimeler kattı ki benim çok önemsediğim bir şeydir bu. Okumanızı öneririm. Bu Ülke'yi özellikle bu ülke okumalı. Kitaptan en çok sevdiğim iki sözle son veriyorum.
•
"Her dudakta aynı rezil şikayet: Yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lâğım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır, onlar Türkiye'nin insanından şikâyetçi. İnsanından, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmazlaştıranlardır."
•
“İzm’ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri. İtibarları menşe’lerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı.”
26haziran19 • #neokudum #kitapyorumu • Bu Ülke, Cemil Meriç'in "aynı kaynaktan fışkırdılar" dediği eserler dizisinin en önemli bir halkası. "Bir çağın daha doğrusu bir ülkenin vicdanı olmak, idrâkimize vurulan zincirleri kırmak, yalanları yok etmek, Türk insanını Türk insanından ayıran bütün duvarları yıkmak" isteği Cemil Meriç'in düşünme ve yazma çabasına her zaman yön vermiştir. Bu kitap bu isteğin belki de en fazla berraklaştırır eser. Özgün fikir adamı Cemil Meriç'in sürekli etrafında içinde dolandığı Doğu-Batı sorunu yanında, özellikle sol-sağ kutuplaşmasına ve kalıplaşmasına ilişkin önemli tespitleri ve aforizmaları içeriyor Bu Ülke. • Kitap aslında çok güzel ama ben üç kitabı aynı anda okuyunca sıkıldım. Hatta apır çok olunca birisini erteledim. Camil Meriç üslubu çok iyi bir yazarımız. Kitabı okurken her okuduğum sayfayı birileriyle paylaşmak istedim. Böyle kitaplar eskimez ve tekrar tekrar okunur diye düşünüyorum. Kitapta hayata ve topluma dair her şey var. Doğu-batı ayrımını, sağ-sol davasını, çağdaşlaşmak adına Avrupa medeniyetine hayranlık ve teslimiyeti, sahte aydınları ve fikirlerini mercek altına alıp, ince kesitlerle gözümüze gözümüze sokuyor. Bu kitap en başta benim kelime hazneme yeni kelimeler kattı ki benim çok önemsediğim bir şeydir bu. Okumanızı öneririm. Bu Ülke'yi özellikle bu ülke okumalı. Kitaptan en çok sevdiğim iki sözle son veriyorum. • "Her dudakta aynı rezil şikayet: Yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lâğım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır, onlar Türkiye'nin insanından şikâyetçi. İnsanından, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmazlaştıranlardır." • “İzm’ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri. İtibarları menşe’lerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı.”
Merhabalar, 
Final jürisini atlatmış, İstanbul’a gidip tatilini başlatmış ve şimdide dinlenme moduna geçmiş bir kız olarak karşınızdayım. Kitap okumaya kardeşimin tavsiye ettiği SEN BUNU OKUDUĞUNDA BEN ÖLMÜŞ OLACAĞIM adlı kitapla başladım. Sürükleyici güzel bir kitaba benziyor. Zorbalıklar yüzünden intihar eden bir kızın kaleminden, etkileyici bir kitap. Normalde kitapların başını beğenmeyip bırakan biriyimdir. Bu sefer beğendim devam ediyorum bakalım. Bu yaz yapılacaklar, okunacaklar listem çok uzun. Şantiye stajımda var. Bakalım hangi birine yetişeceğim. Yapılacaklar listemin en başında diyet ve spor vardı bugün ikinci günüm, güzel gidiyor. Kitap okumak vardı başladım devamı gelir inşallah. 3dsmax öğrenmek var. Dönemin son zamanları bir gün bakmıştım baya eğlenceli bir şekilde çalışmıştım, akşam ona tekrar bakacağım inşallah. Ve haftaya bütlerim var. Bu haftanın yapılacaklarında bunlar ve bütlere çalışmak var. Ekleme yaparak gideceğim. Bianda her şeyi yapamıyorum ve alışamıyorum. Fotoğraftaki kahvenin yanındaki lokum ve çikolatalar tabiiki görsel amaçlı konulduk diyetteyiz 😊
#kitap #senbunuokuduğundabenölmüşolacağım #julieannepeters #okumak #okuyorum #10dk10kitap #gokitap #mimarlık #diyet #spor #mimarlikfakultesi
Merhabalar, Final jürisini atlatmış, İstanbul’a gidip tatilini başlatmış ve şimdide dinlenme moduna geçmiş bir kız olarak karşınızdayım. Kitap okumaya kardeşimin tavsiye ettiği SEN BUNU OKUDUĞUNDA BEN ÖLMÜŞ OLACAĞIM adlı kitapla başladım. Sürükleyici güzel bir kitaba benziyor. Zorbalıklar yüzünden intihar eden bir kızın kaleminden, etkileyici bir kitap. Normalde kitapların başını beğenmeyip bırakan biriyimdir. Bu sefer beğendim devam ediyorum bakalım. Bu yaz yapılacaklar, okunacaklar listem çok uzun. Şantiye stajımda var. Bakalım hangi birine yetişeceğim. Yapılacaklar listemin en başında diyet ve spor vardı bugün ikinci günüm, güzel gidiyor. Kitap okumak vardı başladım devamı gelir inşallah. 3dsmax öğrenmek var. Dönemin son zamanları bir gün bakmıştım baya eğlenceli bir şekilde çalışmıştım, akşam ona tekrar bakacağım inşallah. Ve haftaya bütlerim var. Bu haftanın yapılacaklarında bunlar ve bütlere çalışmak var. Ekleme yaparak gideceğim. Bianda her şeyi yapamıyorum ve alışamıyorum. Fotoğraftaki kahvenin yanındaki lokum ve çikolatalar tabiiki görsel amaçlı konulduk diyetteyiz 😊 #kitap #senbunuokuduğundabenölmüşolacağım #julieannepeters #okumak #okuyorum #10dk10kitap #gokitap #mimarlık #diyet #spor #mimarlikfakultesi
Bir tarafta Yeşilçam'ın efsane Holmes'ları diğer tarafta Sir Artur Conan Doyle tarafından yaratılan Britanyalı hayali dedektif Sherlock Holmes. Polisiye veya kanıt peşinde koşmak denilince akla gelen ilk isimlerden biridir Sherlock Holmes. Sir Artur yarattığı hayali karakteri bir süre sonra sevmemeye başlamış bunun en önemli nedeni, Holmes'ın yazardan daha fazla ilgi görmesidir. Kitap bakış açınızı değiştirecek, olaylara bir fotoğraf karesine bakar gibi sürükleyici üç tane  hikayeden oluşuyor. Bir solukta okunabilecekler kategorisinde çoktan yerini aldı bile... #sherlockholmes #polisiye #kanıt #kitapokufotografcek
Bir tarafta Yeşilçam'ın efsane Holmes'ları diğer tarafta Sir Artur Conan Doyle tarafından yaratılan Britanyalı hayali dedektif Sherlock Holmes. Polisiye veya kanıt peşinde koşmak denilince akla gelen ilk isimlerden biridir Sherlock Holmes. Sir Artur yarattığı hayali karakteri bir süre sonra sevmemeye başlamış bunun en önemli nedeni, Holmes'ın yazardan daha fazla ilgi görmesidir. Kitap bakış açınızı değiştirecek, olaylara bir fotoğraf karesine bakar gibi sürükleyici üç tane hikayeden oluşuyor. Bir solukta okunabilecekler kategorisinde çoktan yerini aldı bile... #sherlockholmes #polisiye #kanıt #kitapokufotografcek
Kitaptan en sevdiğim şiirler :

LAVİNİA

Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Üstat sormuş:

Kirli eller daha temiz. 
Temiz elli 
Kirli gönüllerden. 
Ne dersiniz?

Paylaşılsa Yalnızlık olmaz.

#book #bookatgram
#özdemirasaf #kitap #10dk10kitap
Kitaptan en sevdiğim şiirler : LAVİNİA Sana gitme demeyeceğim. Üşüyorsun ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar. Yanımda kal. Üstat sormuş: Kirli eller daha temiz.  Temiz elli  Kirli gönüllerden.  Ne dersiniz? Paylaşılsa Yalnızlık olmaz. #book #bookatgram #özdemirasaf #kitap #10dk10kitap
22haziran19 • #neokudum #kitapyorumu
•
Herkese merhaba 🖐🏻 bugün de beni hiç sarmayan bir kitapla geldim. O yüzden sözü çok fazla uzatmayacağım. Çok da kısa olmasın fiye Hayyam'ı tanıtan kısa bir yazı yazmak aklıma geldi ama gerek yok diye düşündüm. Kitap gerçekten beni hiç sarmadı. Aslında sarmayacak bir şey de yok gibi. Çünkü dörtlüklerden oluşuyor ama tam anlamıyla kendimi veremedim okurken. İnternetten yorumlara da baktım aç herkes beğenmiş kitabı. Sorun benden kaynaklı sanırım. Manalara çok veremedim kendimi. Bir Necip Fazıl şiirlerinden aldığım hazzı alamadım. Benden kaynaklı olabilir, benim tarzım olmayabilir... Farklı farklı sebepler sıralayabilirim bununla ilgili. Normalde anlamadığım kitapları tekrar okurdum ama bu kitabı okumayı düşünmüyorum. Tavsiye eder miyim? Edebilirim de etmeyebilirim de. Tam karar veremiyorum anlamadığım için. Kendinize iyi bakın 🖐🏻🙋🏻‍♂️
•
•
•
•
•
•
•
•
#vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
22haziran19 • #neokudum #kitapyorumu • Herkese merhaba 🖐🏻 bugün de beni hiç sarmayan bir kitapla geldim. O yüzden sözü çok fazla uzatmayacağım. Çok da kısa olmasın fiye Hayyam'ı tanıtan kısa bir yazı yazmak aklıma geldi ama gerek yok diye düşündüm. Kitap gerçekten beni hiç sarmadı. Aslında sarmayacak bir şey de yok gibi. Çünkü dörtlüklerden oluşuyor ama tam anlamıyla kendimi veremedim okurken. İnternetten yorumlara da baktım aç herkes beğenmiş kitabı. Sorun benden kaynaklı sanırım. Manalara çok veremedim kendimi. Bir Necip Fazıl şiirlerinden aldığım hazzı alamadım. Benden kaynaklı olabilir, benim tarzım olmayabilir... Farklı farklı sebepler sıralayabilirim bununla ilgili. Normalde anlamadığım kitapları tekrar okurdum ama bu kitabı okumayı düşünmüyorum. Tavsiye eder miyim? Edebilirim de etmeyebilirim de. Tam karar veremiyorum anlamadığım için. Kendinize iyi bakın 🖐🏻🙋🏻‍♂️ • • • • • • • • #vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
Yeşil pencerenden bir gül at bana 
Işıklarla dolsun kalbimin içi
Geldim işte mevsim gibi kapına 
Gözlerimde bulut,saçlarımda çiğ
...
🕊Ahmet Muhip Dıranas 
#dergihakkındakiyorumum
Maalesef dergi konusunda çok berbat bir konumdayız.Büyük bir hevesle almıştım ama içi çok dolu bir dergi çıkmadı.Yani yazarlarımıza ait olmadığı halde onlara aitmiş gibi sözler,şiirler bile var..Neyse ki dergide bildiğim bir şairin bildigim bir şiirinden bir kesit ile yolum kesişti gönül rahatlığı ile sizlerle paylaştım.Içerik olarak dolu dolu olan bir dergi biliyorsanız benimle paylaşırsanız sevinirim ahali :)
Yeşil pencerenden bir gül at bana Işıklarla dolsun kalbimin içi Geldim işte mevsim gibi kapına Gözlerimde bulut,saçlarımda çiğ ... 🕊Ahmet Muhip Dıranas #dergihakkındakiyorumum Maalesef dergi konusunda çok berbat bir konumdayız.Büyük bir hevesle almıştım ama içi çok dolu bir dergi çıkmadı.Yani yazarlarımıza ait olmadığı halde onlara aitmiş gibi sözler,şiirler bile var..Neyse ki dergide bildiğim bir şairin bildigim bir şiirinden bir kesit ile yolum kesişti gönül rahatlığı ile sizlerle paylaştım.Içerik olarak dolu dolu olan bir dergi biliyorsanız benimle paylaşırsanız sevinirim ahali :)
#book 
@kurallar.kitabi.34 
@yakamozkitap 
#10dk10kitap #kitap #kitapyorumu
Bertrand Russell bu kitap mutluluğu felsefi açıdan yorulmuştır.
Bu yüzden kitabı okurken bana önemli gelen yerlerin altını çizdim aslında kitabın çok anlatılacak bir yani yok mutlu olmak isteyen herkes okumalı ... Kitaptan alıntılar:

Bütün kötü şeyler birbirine bağlıdır, ve bunların her biri diğerinin nedeni olabilir.” Hiç kimseden, yaşamını başkası uğruna temelden değiştirmesini beklememeliyiz. “

Zaaf, hüzün belirtisidir

Yaşam biçimleri ve dünya görüşleri, özellikle birlikte yaşadıkları kişiler tarafından iyi karşılanmayanların pek azı mutlu olabilir.

Kitaba puanım 7/10

#book #bookstgram #kitapyorumu 
#kitap #10dk10kitap 
#okudumbitti
#sayyayınları #blog
#bookblog #kedi
#cat 
#çilek
Bertrand Russell bu kitap mutluluğu felsefi açıdan yorulmuştır. Bu yüzden kitabı okurken bana önemli gelen yerlerin altını çizdim aslında kitabın çok anlatılacak bir yani yok mutlu olmak isteyen herkes okumalı ... Kitaptan alıntılar: Bütün kötü şeyler birbirine bağlıdır, ve bunların her biri diğerinin nedeni olabilir.” Hiç kimseden, yaşamını başkası uğruna temelden değiştirmesini beklememeliyiz. “ Zaaf, hüzün belirtisidir Yaşam biçimleri ve dünya görüşleri, özellikle birlikte yaşadıkları kişiler tarafından iyi karşılanmayanların pek azı mutlu olabilir. Kitaba puanım 7/10 #book #bookstgram #kitapyorumu #kitap #10dk10kitap #okudumbitti #sayyayınları #blog #bookblog #kedi #cat #çilek
#altınıçizdiğim:
Cahilsin; okur ,öğrenirsin.Gerisin;ilerlersin.Adam yok;yetiştirirsin,günün birinde meydana çıkıverir.Paran yok;kazanırsın.Her şeyin bir çaresi vardır.Fakat insan bozul du mu,bunun çaresi yoktur.Sen cilt yapıyorsun;şiraze nedir bilirsin.Biz de insanoğlu şirazesiz kalmış.Hayat onun için ahenksiz,birbirini tutmayan,günün hayatına cevap vermeyen bir yığın ölü kıymetler tarafından idare ediliyor.Dünyaya baktığımız zaman ayrı görüyor,kendi kendimize kaldığımız zaman ayrı düşünüyoruz.Yığınlarca tezat içinde yaşıyoruz....
.
.
#yorumum:
Mahur Beste de Tanpınar, babası tarafından sevgi görmemiş,yaptığı işlerde başarılı olsa da babası tarafından hep pasif işe yaramayan bir karaketer olarak görülmüş Behçet Beyi anlatmaya başlar.Behçet Bey, kitap ciltlemek ile uğraşan çalışkan bir insandır fakat babası Molla Bey gibi bir gençlik yaşamadığı için babası onu sürekli hor görmektedir.Ki yazarımız Behçet Beyi konu olarak öyle bir ele almıştır ki okuyucu olarak Behçet Bey'e üzülmüyoruz 'garip bir insan' hayatını tahlil ediyormuş hissine kapılıyoruz roman da.Behçet Bey aşık olduğu kadına dahi nasıl davranması gerektiğini bilmiyor.Kâh onu kıskanıyor kâh onu unutmak istiyor kâh ona ölesiye hayran oluyor.Hepsi birbirine karışmış olan bu hisleri duyduğu karısı Atiye ise Behçet beyden üstün bir kadın.Bütün bu üstünlüğüne rağmen yetiştiği terbiye ile evini benimsemiş, kocasını sevmişti.Çünkü Atiye kendinden zayıf yaratılıştaki insanları sevebilecek insanlardandı.Roman Behçet Bey,Atiye ve Behçet Beyin babası Molla ile ilişkileri arasında ve ara sıra Behçet Beyin babası ile mektuplaşmaları ile sürüp giderken yazarımız sanki bu kadar Behçet Bey hakkında konuşmamız yeter size nefes alma hakkı tanıyorum der gibi roman akışını Sabri Hoca ,İsmail Molla ,Halit Bey ve Nuri Bey'e bırakıyor.Ve bu bırakış hiç hayra alâmet olmuyor diyor ve gerisini size bırakıyorum.Keyifli Okumalar Efendim.
#altınıçizdiğim: Cahilsin; okur ,öğrenirsin.Gerisin;ilerlersin.Adam yok;yetiştirirsin,günün birinde meydana çıkıverir.Paran yok;kazanırsın.Her şeyin bir çaresi vardır.Fakat insan bozul du mu,bunun çaresi yoktur.Sen cilt yapıyorsun;şiraze nedir bilirsin.Biz de insanoğlu şirazesiz kalmış.Hayat onun için ahenksiz,birbirini tutmayan,günün hayatına cevap vermeyen bir yığın ölü kıymetler tarafından idare ediliyor.Dünyaya baktığımız zaman ayrı görüyor,kendi kendimize kaldığımız zaman ayrı düşünüyoruz.Yığınlarca tezat içinde yaşıyoruz.... . . #yorumum: Mahur Beste de Tanpınar, babası tarafından sevgi görmemiş,yaptığı işlerde başarılı olsa da babası tarafından hep pasif işe yaramayan bir karaketer olarak görülmüş Behçet Beyi anlatmaya başlar.Behçet Bey, kitap ciltlemek ile uğraşan çalışkan bir insandır fakat babası Molla Bey gibi bir gençlik yaşamadığı için babası onu sürekli hor görmektedir.Ki yazarımız Behçet Beyi konu olarak öyle bir ele almıştır ki okuyucu olarak Behçet Bey'e üzülmüyoruz 'garip bir insan' hayatını tahlil ediyormuş hissine kapılıyoruz roman da.Behçet Bey aşık olduğu kadına dahi nasıl davranması gerektiğini bilmiyor.Kâh onu kıskanıyor kâh onu unutmak istiyor kâh ona ölesiye hayran oluyor.Hepsi birbirine karışmış olan bu hisleri duyduğu karısı Atiye ise Behçet beyden üstün bir kadın.Bütün bu üstünlüğüne rağmen yetiştiği terbiye ile evini benimsemiş, kocasını sevmişti.Çünkü Atiye kendinden zayıf yaratılıştaki insanları sevebilecek insanlardandı.Roman Behçet Bey,Atiye ve Behçet Beyin babası Molla ile ilişkileri arasında ve ara sıra Behçet Beyin babası ile mektuplaşmaları ile sürüp giderken yazarımız sanki bu kadar Behçet Bey hakkında konuşmamız yeter size nefes alma hakkı tanıyorum der gibi roman akışını Sabri Hoca ,İsmail Molla ,Halit Bey ve Nuri Bey'e bırakıyor.Ve bu bırakış hiç hayra alâmet olmuyor diyor ve gerisini size bırakıyorum.Keyifli Okumalar Efendim.
19haziran19 • #neokudum #kitapyorumu
•
안녕 친구 🖐🏻 (merhaba çüngularım) biraz farklı giriş oldu ama olsun 😅 nereden ve nasıl başlasam hiç bilmiyorum. Üstad Necip Fazıl'ın kitapları söz konusu olunca ben yorum yapma haddini kendimde bulamıyorum. Her kitap için öle ama üstadın kitapları ayrı bir yerde benim için. Üslubunu ayrı seviyorum, fikirlerini ayrı seviyorum. Bana şiiri sevdiren adam Necip Fazıl Kısakürek. Bütün şiirlerini topladığı bu kitap, Haşmetli azap dediği fikrin çilesini anlattığı "Çile" şiirinden alıyor ismini. Aslında günümüzde her ne kadar dünyevi bir anlamı olsa da tasavvufi bir kavram. Üstadın bu kitabını 3. okuyuşum sanırım. Yarın da diğer kitaplarını alacağım. Herkes tarafından sevilmez normalde ama bence kendinisine verilen "üstad" unvanını fazlasıyla hak ediyor. Hiçbir şiir bu zamana kadar üstadın şiirlerinin verdiği hazzı vermedi bana. O yüzden bende yeri ayrı. Bunun dışında fazla sebepler de var ama onları saymayacağım. Okurken düşündüren, düşündürttükçe de bazı şeylerin daha fazla anlam kazanmasını sağlamakla birlikte bazı şeyleri de sorgulatan bir yanı var. Okumanızı tavsiye ederim 🙂
•
•
•
•
•
•
•
•
#vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
19haziran19 • #neokudum #kitapyorumu • 안녕 친구 🖐🏻 (merhaba çüngularım) biraz farklı giriş oldu ama olsun 😅 nereden ve nasıl başlasam hiç bilmiyorum. Üstad Necip Fazıl'ın kitapları söz konusu olunca ben yorum yapma haddini kendimde bulamıyorum. Her kitap için öle ama üstadın kitapları ayrı bir yerde benim için. Üslubunu ayrı seviyorum, fikirlerini ayrı seviyorum. Bana şiiri sevdiren adam Necip Fazıl Kısakürek. Bütün şiirlerini topladığı bu kitap, Haşmetli azap dediği fikrin çilesini anlattığı "Çile" şiirinden alıyor ismini. Aslında günümüzde her ne kadar dünyevi bir anlamı olsa da tasavvufi bir kavram. Üstadın bu kitabını 3. okuyuşum sanırım. Yarın da diğer kitaplarını alacağım. Herkes tarafından sevilmez normalde ama bence kendinisine verilen "üstad" unvanını fazlasıyla hak ediyor. Hiçbir şiir bu zamana kadar üstadın şiirlerinin verdiği hazzı vermedi bana. O yüzden bende yeri ayrı. Bunun dışında fazla sebepler de var ama onları saymayacağım. Okurken düşündüren, düşündürttükçe de bazı şeylerin daha fazla anlam kazanmasını sağlamakla birlikte bazı şeyleri de sorgulatan bir yanı var. Okumanızı tavsiye ederim 🙂 • • • • • • • • #vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
"Bırak beni artık. Bu camdan çırılçıplak aşağıya atlayacağım. Sana karşı değil bu. Çocukluğuma karşı. Bu kente, bu eve, bu halılara, bu değişmeyen her şeye, bu ölmeyen herkese karşı. "
"İçeri girdiğimde kapkaranlık her yan. Gözlerim alışsın diye sokak kapısına dayanıp bekliyorum. Alışmıyor gözlerim. Hiçbir şeyi seçmek imkansız. Her şey imkansız."
"Oysa o büyük evin içinde her birimizin uykularının ne büyük bir yalnızlıkta geçtiğini biliyorum. Ninem ölüm döşeğinde uzun süre yattı. Yatağı benimkinin tam karşısındaydı. Ben büyüyordum. O ölüyordu."
"İkimizin konuşabileceğimiz bir var, ama o ağır işittiği için beni duymuyor zaten. Duyabildiklerini de hemen sonra unutuyor.-Ne büyük bir mutluluk-"
"Ölüme ölmemekle karşı çıkıyorum
Ölmemek de bir çeşit ölüm mü"
"Hepimiz gülüştük. İnsanın, kendi ölümü üzerine, ölmeden dört gün önce şaka yapabilmesi üstün bir zekanın bile işi değil" #alıntı
Eski bahçe'de Özlü'nün kendi anılarından yola çıkarak yazdığı 11 öykü yer almaktadır. Tezer Özlü'yü okumak hem zor ama aynı zaman da çok zevkli. Zorlanarak okuduğunuz ama kendi üslubunun hakkını fazlasıyla kitaplarına aktaran muazzam bir yazar. #tezerözlü #eskibahçe #kitapyorumu #kitap #kitaptavsiyesi #kitapönerisi #bookstagram #booklife #booklovers #book #instabook #1kitap1replik #10dk10kitap #okudumbitti
"Bırak beni artık. Bu camdan çırılçıplak aşağıya atlayacağım. Sana karşı değil bu. Çocukluğuma karşı. Bu kente, bu eve, bu halılara, bu değişmeyen her şeye, bu ölmeyen herkese karşı. " "İçeri girdiğimde kapkaranlık her yan. Gözlerim alışsın diye sokak kapısına dayanıp bekliyorum. Alışmıyor gözlerim. Hiçbir şeyi seçmek imkansız. Her şey imkansız." "Oysa o büyük evin içinde her birimizin uykularının ne büyük bir yalnızlıkta geçtiğini biliyorum. Ninem ölüm döşeğinde uzun süre yattı. Yatağı benimkinin tam karşısındaydı. Ben büyüyordum. O ölüyordu." "İkimizin konuşabileceğimiz bir var, ama o ağır işittiği için beni duymuyor zaten. Duyabildiklerini de hemen sonra unutuyor.-Ne büyük bir mutluluk-" "Ölüme ölmemekle karşı çıkıyorum Ölmemek de bir çeşit ölüm mü" "Hepimiz gülüştük. İnsanın, kendi ölümü üzerine, ölmeden dört gün önce şaka yapabilmesi üstün bir zekanın bile işi değil" #alıntı Eski bahçe'de Özlü'nün kendi anılarından yola çıkarak yazdığı 11 öykü yer almaktadır. Tezer Özlü'yü okumak hem zor ama aynı zaman da çok zevkli. Zorlanarak okuduğunuz ama kendi üslubunun hakkını fazlasıyla kitaplarına aktaran muazzam bir yazar. #tezerözlü #eskibahçe #kitapyorumu #kitap #kitaptavsiyesi #kitapönerisi #bookstagram #booklife #booklovers #book #instabook #1kitap1replik #10dk10kitap #okudumbitti
Değirmen Sabahattin Ali ''nin 1935 yılında yayınladığı ilk öykü kitabıdır. 
Kitap 16 öyküden oluşmaktadır. 
Kitabın ön sözünde Sabahattin Ali kendini eleştirmektedir .

Kitaptan sözler :

Senin kafanda, ruhunda, hatta en ufak hücrede bile benden başkasının yer almasına tahammül edebilir miyim?

Ve yalnız kendisi için yazdığım bu, kitabı ona verdiğim zaman o da benim için sakladığı kalbini verecek.

Değirmen artık yok,ama rüzgar hâlâ esiyor... Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor  ki... #book #bookstgram #bookblog #kitap
#kitapyorumu #okudumbitti 
#10dk10kitap

Kitaba puanım 8/10📚
#bizimlekitabinipaylaş
Değirmen Sabahattin Ali ''nin 1935 yılında yayınladığı ilk öykü kitabıdır. Kitap 16 öyküden oluşmaktadır. Kitabın ön sözünde Sabahattin Ali kendini eleştirmektedir . Kitaptan sözler : Senin kafanda, ruhunda, hatta en ufak hücrede bile benden başkasının yer almasına tahammül edebilir miyim? Ve yalnız kendisi için yazdığım bu, kitabı ona verdiğim zaman o da benim için sakladığı kalbini verecek. Değirmen artık yok,ama rüzgar hâlâ esiyor... Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki... #book #bookstgram #bookblog #kitap #kitapyorumu #okudumbitti #10dk10kitap Kitaba puanım 8/10📚 #bizimlekitabinipaylaş
Sevmekten korkuyorum. Başka arzular,ihtiraslarla atıldığım yolda beni avare ve çırılçıplak, başlı her manada boş bırakacak yalnız bir şey olduğunu biliyorum ve ondan karanlıktan,riyadan, zulümden, hürriyetsizlikten korkar gibi ürküyorum.
🌿Sait Faik Abasıyanık-Semaver’den alıntı & 
Bu yoğun süreçte borçlar hukukundan kaçıp kaçıp geldiğim bir sığınak oldu bu kitap .
Çok iyi geldi çok.
Herkese iyi pazarlar 🍀
#alıntı #saitfaikabasıyanık #saitfaik #semaver #kitap #okuyorum #okudumbitti #hukugunicsesi #photography #10dk10kitap #book #books #bookstagram #blog #blogger
Sevmekten korkuyorum. Başka arzular,ihtiraslarla atıldığım yolda beni avare ve çırılçıplak, başlı her manada boş bırakacak yalnız bir şey olduğunu biliyorum ve ondan karanlıktan,riyadan, zulümden, hürriyetsizlikten korkar gibi ürküyorum. 🌿Sait Faik Abasıyanık-Semaver’den alıntı & Bu yoğun süreçte borçlar hukukundan kaçıp kaçıp geldiğim bir sığınak oldu bu kitap . Çok iyi geldi çok. Herkese iyi pazarlar 🍀 #alıntı #saitfaikabasıyanık #saitfaik #semaver #kitap #okuyorum #okudumbitti #hukugunicsesi #photography #10dk10kitap #book #books #bookstagram #blog #blogger
7haziran19 • #neokudum #kitapyorumu
•
“Sosyal gerçeklikle insanî gerçekliğin” uyum içinde anlatıldığı Kuyucaklı Yusuf, Anadolu’daki toplumsal düzene eleştiri yöneltmesi bakımından değerlidir. Küçük yaşta ailesini kaybeden Kuyucaklı Yusuf, adaletsiz düzen içinde mücadele ederken diğer yandan bir aşk girdabının da içine girer. Hem sosyal hayatında hem de aşk hayatında toplumla uyuşamayan Kuyucaklı Yusuf, kendisini bir kimlik arayışının içinde bulur. Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanı. Sabahattin Ali’nin başyapıtı kabul edilen Kuyucaklı Yusuf romanında, ailesi eşkıyalar tarafından vahşice katledilmiş kimsesiz bir çocuğun hikâyesi anlatılır. Katliamı soruşturmak için köye gelen kaymakam Salâhattin Bey’in evlat edindiği Yusuf’u çocukluğundan delikanlılık çağına kadar izleyen hikâye, babasının ölümü ertesinde gelişen ve genç adamı isyana sürükleyen dramatik süreci, dokularına kadar resmedilmiş capcanlı bir kasaba manzarası eşliğinde adım adım işler. Yoksullaşan ailenin içine düştüğü çaresizliği istismar eden nüfuzlu kişilerin şahsında cisimleşen “kötülük” ile imkânsız bir aşkın hayat karşısındaki saf, tedirgin, gerilimli ikircimini simgeleyen “erdem” geniş bir failler ve tanıklar silsilesi önünde karşı karşıya gelir. Kahramanın kaderi baştan yazılmıştır; bayağılık ile erdemin, güçlü ile güçsüzün çatışmasında güçlünün zaferi kaçınılmazdır. Bu yazgıyı değiştirecek yegâne eylemse güçsüzün isyanıdır. Yusuf da yazgısını isyan ederek değiştirecektir. Kasabadaki insanın yalnızlığını ve çaresizliğini romantik üslupçuluğun ve kaba betimleyiciliğin tuzağına düşmeden, maddi ve sınıfsal arka planlarıyla derinlikli bir psikolojik çözümlemenin konusu haline getiren Kuyucaklı Yusuf, bu özelliğiyle çağdaşı anlatılardan kesin çizgilerle ayrılır.
•
•
•
•
•
•
•
•
#vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
7haziran19 • #neokudum #kitapyorumu • “Sosyal gerçeklikle insanî gerçekliğin” uyum içinde anlatıldığı Kuyucaklı Yusuf, Anadolu’daki toplumsal düzene eleştiri yöneltmesi bakımından değerlidir. Küçük yaşta ailesini kaybeden Kuyucaklı Yusuf, adaletsiz düzen içinde mücadele ederken diğer yandan bir aşk girdabının da içine girer. Hem sosyal hayatında hem de aşk hayatında toplumla uyuşamayan Kuyucaklı Yusuf, kendisini bir kimlik arayışının içinde bulur. Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanı. Sabahattin Ali’nin başyapıtı kabul edilen Kuyucaklı Yusuf romanında, ailesi eşkıyalar tarafından vahşice katledilmiş kimsesiz bir çocuğun hikâyesi anlatılır. Katliamı soruşturmak için köye gelen kaymakam Salâhattin Bey’in evlat edindiği Yusuf’u çocukluğundan delikanlılık çağına kadar izleyen hikâye, babasının ölümü ertesinde gelişen ve genç adamı isyana sürükleyen dramatik süreci, dokularına kadar resmedilmiş capcanlı bir kasaba manzarası eşliğinde adım adım işler. Yoksullaşan ailenin içine düştüğü çaresizliği istismar eden nüfuzlu kişilerin şahsında cisimleşen “kötülük” ile imkânsız bir aşkın hayat karşısındaki saf, tedirgin, gerilimli ikircimini simgeleyen “erdem” geniş bir failler ve tanıklar silsilesi önünde karşı karşıya gelir. Kahramanın kaderi baştan yazılmıştır; bayağılık ile erdemin, güçlü ile güçsüzün çatışmasında güçlünün zaferi kaçınılmazdır. Bu yazgıyı değiştirecek yegâne eylemse güçsüzün isyanıdır. Yusuf da yazgısını isyan ederek değiştirecektir. Kasabadaki insanın yalnızlığını ve çaresizliğini romantik üslupçuluğun ve kaba betimleyiciliğin tuzağına düşmeden, maddi ve sınıfsal arka planlarıyla derinlikli bir psikolojik çözümlemenin konusu haline getiren Kuyucaklı Yusuf, bu özelliğiyle çağdaşı anlatılardan kesin çizgilerle ayrılır. • • • • • • • • #vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
"İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulunu bulmuştum: Buna içindeki şeytan diyordum; müdafasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde,', haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kacımak itiyadı var..." #okudumokuyun #okudumöneriyorum  #okudumbitti #bookstagram #book #bookshelf #okumak #okumayıseviyorum #10dk10kitap #hergün1kitap #kitapönerisi #kitaptansözler #kitapkurdu #okumakguzeldir #1kitap1replik #1000kitap #kitapalintisi #kitapyorumları #1001kitap #okumaközgürlüktür
"İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulunu bulmuştum: Buna içindeki şeytan diyordum; müdafasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde,', haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kacımak itiyadı var..." #okudumokuyun #okudumöneriyorum #okudumbitti #bookstagram #book #bookshelf #okumak #okumayıseviyorum #10dk10kitap #hergün1kitap #kitapönerisi #kitaptansözler #kitapkurdu #okumakguzeldir #1kitap1replik #1000kitap #kitapalintisi #kitapyorumları #1001kitap #okumaközgürlüktür
01haziran19 •
•
Gönül isterdi ki mayıs ayında okuduklarımı atayım ama maalesef bu ay da olmadı. Sebebi de mülâkat için hazırlık... Az bir zaman kaldı ve ben biraz düşüşlerde olduğum için kitap okuyamıyorum. Daha doğrusu klişe bir bahane zaman ayıramıyorum. Kpssden sonra okurum bol bol diyordym ama öyle olmadı. Şimdi de atanınca okurum bol bol diyorum bakalım atanınca ne olacak? Ama iki üç gündür çılgınca dizi izliyorum. İzlediğim Kore dizilerini baştan izlemeye başladım. Korece öğreniyordum bir zamanlar ve dizi izleyince bu kartı tekrar aldım elime. Çok eğlenceli... Ama nasıl yoğunlaştıysam artık yanımdakiler konuşurken kulağıma Korece konuşuyorlarmış gibi geliyor fjdjfjfkd. İki haftadır post atmamışım öyle bir merhaba demek için geldim. Belki burayı biraz günlük gibi de kullanabilirim. Korece öğrenmeye yine merak sardım ama bakalım sıkılıp bırakmazsam •ki son iki aydır her şey sıkıcı• Korece ile ilgili de paylaşabilirim bir şeyler.
•
•
•
•
•
•
•
•
•
#vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서 #korece
01haziran19 • • Gönül isterdi ki mayıs ayında okuduklarımı atayım ama maalesef bu ay da olmadı. Sebebi de mülâkat için hazırlık... Az bir zaman kaldı ve ben biraz düşüşlerde olduğum için kitap okuyamıyorum. Daha doğrusu klişe bir bahane zaman ayıramıyorum. Kpssden sonra okurum bol bol diyordym ama öyle olmadı. Şimdi de atanınca okurum bol bol diyorum bakalım atanınca ne olacak? Ama iki üç gündür çılgınca dizi izliyorum. İzlediğim Kore dizilerini baştan izlemeye başladım. Korece öğreniyordum bir zamanlar ve dizi izleyince bu kartı tekrar aldım elime. Çok eğlenceli... Ama nasıl yoğunlaştıysam artık yanımdakiler konuşurken kulağıma Korece konuşuyorlarmış gibi geliyor fjdjfjfkd. İki haftadır post atmamışım öyle bir merhaba demek için geldim. Belki burayı biraz günlük gibi de kullanabilirim. Korece öğrenmeye yine merak sardım ama bakalım sıkılıp bırakmazsam •ki son iki aydır her şey sıkıcı• Korece ile ilgili de paylaşabilirim bir şeyler. • • • • • • • • • #vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서 #korece
Ve dünyayı unuturum - ve tatlı sessizlikte
İmgelemim uyuşturur beni tatlılıkla ,
Ve şiir uyanır içimde :
Ruh sıkışır lirik bir heyecanla ,
Titrer ve çınlar ve arar , bir uyku halinde
Sonunda fışkırıp akmayı , özgür bir patlayışla-
Ve o zaman gelir bana görünmez sürüsü misafirlerin ,
Eski tanıdıklar , ürünleri hayalimin.
🌿Puşkin #alıntı
&
Bugün #lgs2019 vardı.
Ve ben kardeşime destek olmak amacıyla gittim . 
Kardeşim sınavın olduğu okula zaman geldiğinde girince biz de oturacak bir yer aradık. Bir apartmanın önündeki oturma yerlerine oturduk. Bir süre sonra ; annem Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu okurken babam Amok Koşucusu’nu okuyor ben de Borçlar Genel çalışıyordum.
Mekan değiştirdik , parka geçtik ,ders değiştirdim. Sınav molasında kardeşimle konuştuk . 
Ve bir merkezi sınavı daha ailece atlattık . Şükür .
Tüm öğrencilere geçmiş olsun umarım gönüllerindeki yerleri kazanırlar .
#study #studygram #student #blog #blogger #law #lawstudent #alıntı #puşkin #book #bookstagram #books #photography #10dk10kitap #hukugunicsesi
Ve dünyayı unuturum - ve tatlı sessizlikte İmgelemim uyuşturur beni tatlılıkla , Ve şiir uyanır içimde : Ruh sıkışır lirik bir heyecanla , Titrer ve çınlar ve arar , bir uyku halinde Sonunda fışkırıp akmayı , özgür bir patlayışla- Ve o zaman gelir bana görünmez sürüsü misafirlerin , Eski tanıdıklar , ürünleri hayalimin. 🌿Puşkin #alıntı & Bugün #lgs2019 vardı. Ve ben kardeşime destek olmak amacıyla gittim . Kardeşim sınavın olduğu okula zaman geldiğinde girince biz de oturacak bir yer aradık. Bir apartmanın önündeki oturma yerlerine oturduk. Bir süre sonra ; annem Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu okurken babam Amok Koşucusu’nu okuyor ben de Borçlar Genel çalışıyordum. Mekan değiştirdik , parka geçtik ,ders değiştirdim. Sınav molasında kardeşimle konuştuk . Ve bir merkezi sınavı daha ailece atlattık . Şükür . Tüm öğrencilere geçmiş olsun umarım gönüllerindeki yerleri kazanırlar . #study #studygram #student #blog #blogger #law #lawstudent #alıntı #puşkin #book #bookstagram #books #photography #10dk10kitap #hukugunicsesi
Kütüphaneden kitap almadan çıkamıyorum.
Üzerime kayıtlı beş kitap var ( en fazla üzerinize beş kitap alabiliyorsunuz - sınırdayım) ve 10 Haziranda finaller başlıyor .
Bu kitapları bitirip kütüphaneye sadece ders çalışmak amacıyla gitsem iyi olacak . Vize notlarımda beni sıkıntıya sokan iki ders var biri borçlar diğeri milletlerarası . Milletlerarasına pratik için çalışmıştım. Ama borçlar tam bir muammama. Tüm ihtimallerin üzerinde duruyorum bütünleme alttan alma vs. Finalden 70 üstü almam gerek. Bu da zor . İşte durum böyle karışık iken üzerime kayıtlı beş kitap var. 
Bugün milletlerarası çalışmak için gittim kütüphaneye bir saat diplomasi çalışıp sıkıldım, arkamdaki kitaplığa bakmaya , kitapları incelemeye , arka kapak yazılarını okumaya başladım. Sonra bu iki kitabı aldım. 
Neyse ben çalışmaya gideyim. Malum 70 üstü almak için Fikret Eren’i hatmetmem gerekir ama ben daha yeni başlayacağım 😢.
#book #books #bookstagram #kitap #utanç #okuyorum #photography #10dk10kitap #hukugunicsesi #aühf #ankarahukuk #blog #blogger
Kütüphaneden kitap almadan çıkamıyorum. Üzerime kayıtlı beş kitap var ( en fazla üzerinize beş kitap alabiliyorsunuz - sınırdayım) ve 10 Haziranda finaller başlıyor . Bu kitapları bitirip kütüphaneye sadece ders çalışmak amacıyla gitsem iyi olacak . Vize notlarımda beni sıkıntıya sokan iki ders var biri borçlar diğeri milletlerarası . Milletlerarasına pratik için çalışmıştım. Ama borçlar tam bir muammama. Tüm ihtimallerin üzerinde duruyorum bütünleme alttan alma vs. Finalden 70 üstü almam gerek. Bu da zor . İşte durum böyle karışık iken üzerime kayıtlı beş kitap var. Bugün milletlerarası çalışmak için gittim kütüphaneye bir saat diplomasi çalışıp sıkıldım, arkamdaki kitaplığa bakmaya , kitapları incelemeye , arka kapak yazılarını okumaya başladım. Sonra bu iki kitabı aldım. Neyse ben çalışmaya gideyim. Malum 70 üstü almak için Fikret Eren’i hatmetmem gerekir ama ben daha yeni başlayacağım 😢. #book #books #bookstagram #kitap #utanç #okuyorum #photography #10dk10kitap #hukugunicsesi #aühf #ankarahukuk #blog #blogger
Mondros sonrasında Mustafa Kemal’e ,henüz İstanbul’a yeni gelmişlerken yaveri İtilaf Devletlerinin donanmasını kast ederek “Paşam, gelmişler” demişti. İstanbul limanı yabancı gemilerle doluydu. İşte o gün mavi göğün altında masmavi Marmara’ya bakarak, “Geldikleri gibi giderler” dedi. Memleket her ne surette olursa olsun, işgalden kurtulmalıydı ve kurtulabilirdi.
...
Samsun, Anadolu’ya çıkış noktasıydı. Bu tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Atatürk de zaten Nutuk ‘u bu tarihten başlatır. İleride hatta kendi doğum gününün tarihi olarak 19 Mayıs’ı seçmesi de böyle açıklanabilir .
🌿İlber Ortaylı -Atatürk kitabından alıntı &
Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. Yıl Dönümü 🇹🇷
#19MayısAtatürküAnmaGençlikveSporBayramı #kutlu #olsun
#atatürk #ilberortaylı #alıntı #book #books #photography #10dk10kitap #hukugunicsesi #bookstagram #blog #blogger #kitap
Mondros sonrasında Mustafa Kemal’e ,henüz İstanbul’a yeni gelmişlerken yaveri İtilaf Devletlerinin donanmasını kast ederek “Paşam, gelmişler” demişti. İstanbul limanı yabancı gemilerle doluydu. İşte o gün mavi göğün altında masmavi Marmara’ya bakarak, “Geldikleri gibi giderler” dedi. Memleket her ne surette olursa olsun, işgalden kurtulmalıydı ve kurtulabilirdi. ... Samsun, Anadolu’ya çıkış noktasıydı. Bu tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Atatürk de zaten Nutuk ‘u bu tarihten başlatır. İleride hatta kendi doğum gününün tarihi olarak 19 Mayıs’ı seçmesi de böyle açıklanabilir . 🌿İlber Ortaylı -Atatürk kitabından alıntı & Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. Yıl Dönümü 🇹🇷 #19MayısAtatürküAnmaGençlikveSporBayramı #kutlu #olsun #atatürk #ilberortaylı #alıntı #book #books #photography #10dk10kitap #hukugunicsesi #bookstagram #blog #blogger #kitap
Korku imparatorluğunun hem birey hem toplum üzerindeki etkisini derinden hissettiğimiz son yıllarda, herkesin kendisi ya da çevresinin yaşantısından kırıntılar bulabileceği bir kitap değil kurşun adeta. Tokat. Kafkaesk tabirinin anlamını şimdiye kadar en çok hissettiren eseri de buydu şahsım adına. Totalitarizmin, insan aklıyla açık açık dalga geçmenin ve küçümsemenin, insan hayatıyla oyun oynamanın yeri, yılı, sınırı ne kitabın yazıldığı dönemde var ne şimdi. İnsanlık olarak çırpındıkça daha da içine battığımız karanlığın, yolda görsek yolumuzu değiştireceğimiz vasıfsız insanlara sırf çıkarlarımız ya da beynimizi düşünmek için kullanmaya hiç zahmet etmediğimiz için prim vererek hayal bile edemeyecekleri mevkilere getirişimizin, bitip tükenmeyen cehaletimizin tezahürü.
Korku imparatorluğunun hem birey hem toplum üzerindeki etkisini derinden hissettiğimiz son yıllarda, herkesin kendisi ya da çevresinin yaşantısından kırıntılar bulabileceği bir kitap değil kurşun adeta. Tokat. Kafkaesk tabirinin anlamını şimdiye kadar en çok hissettiren eseri de buydu şahsım adına. Totalitarizmin, insan aklıyla açık açık dalga geçmenin ve küçümsemenin, insan hayatıyla oyun oynamanın yeri, yılı, sınırı ne kitabın yazıldığı dönemde var ne şimdi. İnsanlık olarak çırpındıkça daha da içine battığımız karanlığın, yolda görsek yolumuzu değiştireceğimiz vasıfsız insanlara sırf çıkarlarımız ya da beynimizi düşünmek için kullanmaya hiç zahmet etmediğimiz için prim vererek hayal bile edemeyecekleri mevkilere getirişimizin, bitip tükenmeyen cehaletimizin tezahürü.
YENİDEN DOĞUŞ 🎨
Barbar sanatçı, dahinin tablosunu 
Karalıyor özensiz bir elle
Ve kendi ilkesiz resmini 
Çiziktiriyor onun üzerine 
Fakat yabacı boyalar zamanla,
Köhneyip düşüyor kabuklar gibi ;
Ve önceki güzelliğiyle ,
Çıkıyor ortaya dahinin eseri
Tıpkı bunun gibi yanılgılar da
Kayboluyor benim acılı ruhumda,
Ve başlangıçtaki temiz günlerin 
Görüntüleri doğuyor onda .
#poem #şiir #alıntı #puşkin #books #book #10dk10kitap #photography #bookstagram #blog #blogger #okuyorum #aühf #hukugunicsesi
YENİDEN DOĞUŞ 🎨 Barbar sanatçı, dahinin tablosunu Karalıyor özensiz bir elle Ve kendi ilkesiz resmini Çiziktiriyor onun üzerine Fakat yabacı boyalar zamanla, Köhneyip düşüyor kabuklar gibi ; Ve önceki güzelliğiyle , Çıkıyor ortaya dahinin eseri Tıpkı bunun gibi yanılgılar da Kayboluyor benim acılı ruhumda, Ve başlangıçtaki temiz günlerin Görüntüleri doğuyor onda . #poem #şiir #alıntı #puşkin #books #book #10dk10kitap #photography #bookstagram #blog #blogger #okuyorum #aühf #hukugunicsesi
14mayıs19 • #neokudum #kitapyorumu 
sabahattin ali'nin okuduğum ikinci kitabı. ilk kürk mantolu madonna'yı okumuştum. öyküleri de en az onun kadar keyif verdi bana. hikayeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkıyor. kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü, samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları çok güzel yansıtmış. sanki yazar "okuyun, okuyun geçmişten ders alın" dercesine kaleme almış eserini. bazı yerlerde üzüldüm, bazı yerlerde kendimce kavga ettim kadakterlerle. her hikaye hayatın içinden. ilk başladığımda bir sayfa okuyup bırakmıştım. yazıları küçük olunca yordu. ama okuyunca kendime "bu kitabı nasıl bıraktın" dedim. beni en çok üzen iki hikaye var. böbrek ve cankurtaran. sağlık üzerine olduğu için mi bilemiyorum ama anlatılan doktorlar çok zalimmiş. rehin almalar, parayı getir ameliyat ol, parayı bul karın ve çocuğun yaşasın demeler falan. çok kızdım o doktorlara. Allah'a çok şükür ki günümüzde böyle bir şey yok artık. inşallah bundan sonra da olmaz. insanlar elinde avucunda ne varsa satıyor parayı denkleştiremiyor eksik getiriyorlar yalvarıyorlar doktora ama doktor "sen benimle dalga mı geçiyorsun? siz köylüler zaten dolandırıcısınız" diyor. ben de "e yok işte maddi durum napsın başka bu adam" diyip kavga ettim. hatta şunu da dedim "doktor insanı yaşatmak için uğraşacağı yere ne de güzel (!) sürüklüyor insanı ölüme." beni en çok bu iki hikaye yaraladı o yüzden çok sinirliyim. sinirliyim lâkin okunması gereken bir kitap aynı zamanda. okumanızı öneririm. kendinize iyi bakın 🖐🏻
•
•
•
•
•
•
•
•
#vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
14mayıs19 • #neokudum #kitapyorumu sabahattin ali'nin okuduğum ikinci kitabı. ilk kürk mantolu madonna'yı okumuştum. öyküleri de en az onun kadar keyif verdi bana. hikayeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkıyor. kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü, samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları çok güzel yansıtmış. sanki yazar "okuyun, okuyun geçmişten ders alın" dercesine kaleme almış eserini. bazı yerlerde üzüldüm, bazı yerlerde kendimce kavga ettim kadakterlerle. her hikaye hayatın içinden. ilk başladığımda bir sayfa okuyup bırakmıştım. yazıları küçük olunca yordu. ama okuyunca kendime "bu kitabı nasıl bıraktın" dedim. beni en çok üzen iki hikaye var. böbrek ve cankurtaran. sağlık üzerine olduğu için mi bilemiyorum ama anlatılan doktorlar çok zalimmiş. rehin almalar, parayı getir ameliyat ol, parayı bul karın ve çocuğun yaşasın demeler falan. çok kızdım o doktorlara. Allah'a çok şükür ki günümüzde böyle bir şey yok artık. inşallah bundan sonra da olmaz. insanlar elinde avucunda ne varsa satıyor parayı denkleştiremiyor eksik getiriyorlar yalvarıyorlar doktora ama doktor "sen benimle dalga mı geçiyorsun? siz köylüler zaten dolandırıcısınız" diyor. ben de "e yok işte maddi durum napsın başka bu adam" diyip kavga ettim. hatta şunu da dedim "doktor insanı yaşatmak için uğraşacağı yere ne de güzel (!) sürüklüyor insanı ölüme." beni en çok bu iki hikaye yaraladı o yüzden çok sinirliyim. sinirliyim lâkin okunması gereken bir kitap aynı zamanda. okumanızı öneririm. kendinize iyi bakın 🖐🏻 • • • • • • • • #vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
-Az Biraz Suç Ve Ceza İçerir-
⏳Rodion’u bir buçuk yıldır tanıyorum. Huysuz, melankolik, kibirli ve hastalık hastasıdır 
Duygularını hiç dışa vurmaz, bu da onu acımasız yapıyor, kimseleri dinlemez. Bazen ondan iki tane varmış gibi geliyor bana, öylesine çelişkiler içinde ki...
⏳Avuç içi kadar odamda örümcek gibi saklanıyordum. Günlerce dışarı çıkmadım. Çalışmadım. Hiçbir şey yemedim. Karanlıkta benden önce hiç kimsenin aklına gelmeyen bir düşünce yer etti kafama...
Birini öldürmek istedim. Sırf buna cesaret edebileceğimi görmek için.
⏳Planları ne kadar kesinleşse o kadar tuhaflaşıyor , yapmak istediği şeyin gerçekliğine kendisi bile tam olarak inanmıyordu.
&
En sevdiğim kitaplardan biri. 
Çizgi romanını görünce kütüphaneden aldım , dün dayanamadım okudum bitirdim .
Hem diyaloglarla geçen sene okuduğum canım romanı hatırladım hem de çizgilere dökülmüş halini seyrettim. Küçük notlar aldım. 
Suç Ve Ceza motifi olan kupamla da bir fotoğraf çektim. 
Bazı alıntılar yaparak da paylaştım. ( şimdi paylaşmış oldum)
İyi akşamlar 🌱
#alıntı #raskolnilov #suçveceza #dostoyevski #book #books #bookstagram #blog #blogger #okudumbitti #kitap #okuyorum #çizgiroman #study #studygram #alıntı #photography #10dk10kitap #hukugunicsesi #hukukogrencisi #hukukokuyorum
-Az Biraz Suç Ve Ceza İçerir- ⏳Rodion’u bir buçuk yıldır tanıyorum. Huysuz, melankolik, kibirli ve hastalık hastasıdır Duygularını hiç dışa vurmaz, bu da onu acımasız yapıyor, kimseleri dinlemez. Bazen ondan iki tane varmış gibi geliyor bana, öylesine çelişkiler içinde ki... ⏳Avuç içi kadar odamda örümcek gibi saklanıyordum. Günlerce dışarı çıkmadım. Çalışmadım. Hiçbir şey yemedim. Karanlıkta benden önce hiç kimsenin aklına gelmeyen bir düşünce yer etti kafama... Birini öldürmek istedim. Sırf buna cesaret edebileceğimi görmek için. ⏳Planları ne kadar kesinleşse o kadar tuhaflaşıyor , yapmak istediği şeyin gerçekliğine kendisi bile tam olarak inanmıyordu. & En sevdiğim kitaplardan biri. Çizgi romanını görünce kütüphaneden aldım , dün dayanamadım okudum bitirdim . Hem diyaloglarla geçen sene okuduğum canım romanı hatırladım hem de çizgilere dökülmüş halini seyrettim. Küçük notlar aldım. Suç Ve Ceza motifi olan kupamla da bir fotoğraf çektim. Bazı alıntılar yaparak da paylaştım. ( şimdi paylaşmış oldum) İyi akşamlar 🌱 #alıntı #raskolnilov #suçveceza #dostoyevski #book #books #bookstagram #blog #blogger #okudumbitti #kitap #okuyorum #çizgiroman #study #studygram #alıntı #photography #10dk10kitap #hukugunicsesi #hukukogrencisi #hukukokuyorum
13mayıs19 • #neokudum #kitapyorumu 
dedektiflik romanı yazarlarının en ünlüleri kuşkusuz arthur conan doyle ve agatha christie'dir. ancak onlardan önce bu alanda yazmaya başlayan anna katherine green'dir. daha sherlock holmes karakteri yaratılmadan önce anna katharine green kitapları 10 yıl boyunca en çok satanlar listesindeydi.
•
yale üniversitesi hukuk bölümü tesadüfi delillerden yola çıkarak sonuçlara varmanın ne kadar yanıltıcı olabileceğini görebilmek adına green'in kitaplarını kullanmıştır.
•
polisiye edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük ustalarından biri olduğu kabul edilen green daha sonra agatha christie'den arthur conan doyle'e kadar birçok yazar etkileyip ilham verecek dedektiflik romanlarına damgasını vurmuştur.
•
bana agatha christie'nin verdiği zevki vermedi ne yazık ki. ilk başlarda eğlenceli gelmişti ama sonrasında zevk alamadım. bu kitapta da bir şey anlamadım ama işin tuhaf tarafı çok akıcıydı. ama asıl meseleye değineyim. ben bunu sherlock holmes kitabı diye almıştım konya'dayken. hiç de incelemeden aldım sherlock holmes yazısını görünce. sonrasında da yazarın adını görünce "yazarı başkası değil miydi yaa?" dedim. neyse okumaya devam ederken de dedektifler olayı çözerken diyorum ki "ya hani sherlock holmes ne zaman gelecek?" ta ki bunu kitap arkasını okuyunca fark ettim 🤦🏻‍♂️ sinirlerim biraz bozuldu ama yapacak bir şey yok. dediğim gibi agatha christie kadar beğenemedim kitabı lâkin okunmayacak bir kitap da değil.
•
•
•
•
•
•
•
•
#vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
13mayıs19 • #neokudum #kitapyorumu dedektiflik romanı yazarlarının en ünlüleri kuşkusuz arthur conan doyle ve agatha christie'dir. ancak onlardan önce bu alanda yazmaya başlayan anna katherine green'dir. daha sherlock holmes karakteri yaratılmadan önce anna katharine green kitapları 10 yıl boyunca en çok satanlar listesindeydi. • yale üniversitesi hukuk bölümü tesadüfi delillerden yola çıkarak sonuçlara varmanın ne kadar yanıltıcı olabileceğini görebilmek adına green'in kitaplarını kullanmıştır. • polisiye edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük ustalarından biri olduğu kabul edilen green daha sonra agatha christie'den arthur conan doyle'e kadar birçok yazar etkileyip ilham verecek dedektiflik romanlarına damgasını vurmuştur. • bana agatha christie'nin verdiği zevki vermedi ne yazık ki. ilk başlarda eğlenceli gelmişti ama sonrasında zevk alamadım. bu kitapta da bir şey anlamadım ama işin tuhaf tarafı çok akıcıydı. ama asıl meseleye değineyim. ben bunu sherlock holmes kitabı diye almıştım konya'dayken. hiç de incelemeden aldım sherlock holmes yazısını görünce. sonrasında da yazarın adını görünce "yazarı başkası değil miydi yaa?" dedim. neyse okumaya devam ederken de dedektifler olayı çözerken diyorum ki "ya hani sherlock holmes ne zaman gelecek?" ta ki bunu kitap arkasını okuyunca fark ettim 🤦🏻‍♂️ sinirlerim biraz bozuldu ama yapacak bir şey yok. dediğim gibi agatha christie kadar beğenemedim kitabı lâkin okunmayacak bir kitap da değil. • • • • • • • • #vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
“Tümüyle bize bağlı olmayan bir geleceği konuşup düşünmek isteği neden ? Bir şeyler yapmak fırsatı elimize geçse ... çok iyi olurdu , ama öyle bir şey yoksa ... insan önceden bunun gevezeliğini yaparak kendini kandırmaya kalkmamalı en azından “
🌱Turgenyev -Babalar ve Oğullar’dan alıntı &
Babalar ve Oğullar kitabı bitti. 
Kitap gerçekten güzeldi . Bazarov’un düşüncelerini ve diğer karakterlerle olan diyaloglarını sevdim. Kurgusunu sevdim. Rus klasiklerini seviyorum zaten ama Turgenyev ‘den okuduğum ilk eserdi. Aklımda bu kitabın tavsiye listelerinde olduğu ve okunması gerektiği kalmıştı. Kütüphanede görür görmez aldım zaten.
İdare Hukuku not temize çekme ve Borçlar çalışma gibi hedeflerim var. Artık ne kadarını tamamlarsak kâr.
Herkese iyi akşamlar dilerim 🧸
#alıntı #photography #10dk10kitap #hukugunicsesi #işbankasıkültüryayınları #babalarveoğullar #turgenyev #coffee #kahve #study #studygram #studyblr #blog #blogger #book #books #bookstagram #photo #kitap #okudumbitti #hukukokuyorum #hukukogrencisi
“Tümüyle bize bağlı olmayan bir geleceği konuşup düşünmek isteği neden ? Bir şeyler yapmak fırsatı elimize geçse ... çok iyi olurdu , ama öyle bir şey yoksa ... insan önceden bunun gevezeliğini yaparak kendini kandırmaya kalkmamalı en azından “ 🌱Turgenyev -Babalar ve Oğullar’dan alıntı & Babalar ve Oğullar kitabı bitti. Kitap gerçekten güzeldi . Bazarov’un düşüncelerini ve diğer karakterlerle olan diyaloglarını sevdim. Kurgusunu sevdim. Rus klasiklerini seviyorum zaten ama Turgenyev ‘den okuduğum ilk eserdi. Aklımda bu kitabın tavsiye listelerinde olduğu ve okunması gerektiği kalmıştı. Kütüphanede görür görmez aldım zaten. İdare Hukuku not temize çekme ve Borçlar çalışma gibi hedeflerim var. Artık ne kadarını tamamlarsak kâr. Herkese iyi akşamlar dilerim 🧸 #alıntı #photography #10dk10kitap #hukugunicsesi #işbankasıkültüryayınları #babalarveoğullar #turgenyev #coffee #kahve #study #studygram #studyblr #blog #blogger #book #books #bookstagram #photo #kitap #okudumbitti #hukukokuyorum #hukukogrencisi
“Hastalıkların nedenlerini aşağı yukarı biliyoruz ; ruhsal hastalıklar da yanlış eğitimden, insanların kafalarına çocukluktan beri sokulan saçmalıklardan ileri geliyor ; kısacası toplumun bozuk düzeninden. Toplumu düzeltin , bu hastalıklar ortadan kalkar .”
🌱Turgenyev - Babalar ve Oğullar’dan alıntı &
Kupam @hukukcunaz hediyesi 💚
Bu güzel hediye için tekrardan teşekkür ederim . Elime geçtiğinden beri çayımı bu kupada içiyorum.
Ve bu soruyu kendime de gün boyu sormayı ihmal etmiyorum.
#photography #hukugunicsesi #10dk10kitap #okuyorum #book #books #alıntı #bookstagram #blog #blogger #turgenyev #babalarveoğullar #kitap #okuyorum
“Hastalıkların nedenlerini aşağı yukarı biliyoruz ; ruhsal hastalıklar da yanlış eğitimden, insanların kafalarına çocukluktan beri sokulan saçmalıklardan ileri geliyor ; kısacası toplumun bozuk düzeninden. Toplumu düzeltin , bu hastalıklar ortadan kalkar .” 🌱Turgenyev - Babalar ve Oğullar’dan alıntı & Kupam @hukukcunaz hediyesi 💚 Bu güzel hediye için tekrardan teşekkür ederim . Elime geçtiğinden beri çayımı bu kupada içiyorum. Ve bu soruyu kendime de gün boyu sormayı ihmal etmiyorum. #photography #hukugunicsesi #10dk10kitap #okuyorum #book #books #alıntı #bookstagram #blog #blogger #turgenyev #babalarveoğullar #kitap #okuyorum
Sadist’i henüz okumadığım için çok da coşmak istemiyorum ama şu kitabın son 40 sayfası King’in okuduğum en sayko işlerindendi. Film uyarlamasını (1989) orta 1’de izlemiştim yanlış hatırlamıyorsam, dün tekrar izledim, hiçbir şey hatırlamıyormuşum yahu. Kitaptan sonra izlediğim film aynı film ama bambaşka bir hal aldı. İyi bir uyarlama olduğunu da düşünüyorum ki King uyarlamalarında pek rastlayamadığımız bir durum. Adam kitabı yazdığına yazacağına pişman oluyor, illallah ediyor eminim filmlerini izleyince sjdjdkld. Bu yılki remake’ini izlemeyi pek de istemiyorum, deneysellik katıcaz diye maymun etmişler yine hikayeyi öğrendiğime göre (meraktan izledi yine). Bu arada Altın Kitaplar şu kitabı şu haliyle basmaya utanmamasıyla yine şaşırtmadı, çeviride yer yer aptalsı kelime seçimleri ve evlere şenlik bir redaktörlük. Ona rağmen hâlâ güzel, keyfimi yine kaçıramadın Altın Kitaplar.

İnsan kendini huzursuz hissetmekten zevk alır mı? King okurken tek hissettiğim bu, korkarken bile dev sevgi patlaması yaşıyorum içimde. Kendisi dayımmış gibi, dedemmiş gibi falan geliyor. Evin bir üyesi gibi. Öyle bir şey. 2006’dan beri. Öyle bir gönül bağı ki, birilerine anlatırken gözlerim dolacak gibi oluyor. Velhasıl, insan çok sevdiği şeyleri ne kadar çabalasa da yeterince anlatamıyor, anlatmaktan korkuyor. Söylemeye dili, yazmaya eli gitmiyor nasılsa yeterince anlatamayacağım diye. Bir yerden sonra saçmalamaya başlıyor. O raddeye gelmeden kitaptan iki cümle bırakıp kaçızlıyorum: “İnsan aklının alabileceği dehşetin sınırı olacağına inanmak yanlış bir düşünce olmalıdır. Tersine insanı saran karanlık arttıkça harekete geçen bir mekanizma da bu sınırı sonsuza dek genişletir.”
Sadist’i henüz okumadığım için çok da coşmak istemiyorum ama şu kitabın son 40 sayfası King’in okuduğum en sayko işlerindendi. Film uyarlamasını (1989) orta 1’de izlemiştim yanlış hatırlamıyorsam, dün tekrar izledim, hiçbir şey hatırlamıyormuşum yahu. Kitaptan sonra izlediğim film aynı film ama bambaşka bir hal aldı. İyi bir uyarlama olduğunu da düşünüyorum ki King uyarlamalarında pek rastlayamadığımız bir durum. Adam kitabı yazdığına yazacağına pişman oluyor, illallah ediyor eminim filmlerini izleyince sjdjdkld. Bu yılki remake’ini izlemeyi pek de istemiyorum, deneysellik katıcaz diye maymun etmişler yine hikayeyi öğrendiğime göre (meraktan izledi yine). Bu arada Altın Kitaplar şu kitabı şu haliyle basmaya utanmamasıyla yine şaşırtmadı, çeviride yer yer aptalsı kelime seçimleri ve evlere şenlik bir redaktörlük. Ona rağmen hâlâ güzel, keyfimi yine kaçıramadın Altın Kitaplar. İnsan kendini huzursuz hissetmekten zevk alır mı? King okurken tek hissettiğim bu, korkarken bile dev sevgi patlaması yaşıyorum içimde. Kendisi dayımmış gibi, dedemmiş gibi falan geliyor. Evin bir üyesi gibi. Öyle bir şey. 2006’dan beri. Öyle bir gönül bağı ki, birilerine anlatırken gözlerim dolacak gibi oluyor. Velhasıl, insan çok sevdiği şeyleri ne kadar çabalasa da yeterince anlatamıyor, anlatmaktan korkuyor. Söylemeye dili, yazmaya eli gitmiyor nasılsa yeterince anlatamayacağım diye. Bir yerden sonra saçmalamaya başlıyor. O raddeye gelmeden kitaptan iki cümle bırakıp kaçızlıyorum: “İnsan aklının alabileceği dehşetin sınırı olacağına inanmak yanlış bir düşünce olmalıdır. Tersine insanı saran karanlık arttıkça harekete geçen bir mekanizma da bu sınırı sonsuza dek genişletir.”
Oblomov’u okurken iyice Oblomov’a mı dönüştüm nedir… Ne Recaizade ne Fatma Aliye ne Leyla Erbil hakkında bir şeyler paylaşabildim. Oysa üçü hakkında da yazacaklarım vardı fakat benim tamamen aklımdan uçup gitmiş…

Oblomov’un böyle heybetli bir kitap oluşu gözünüzü korkutmasın. Okuması yormayan, sıkmayan, kayar gibi ilerleyen bir kitap. Birden bir bakmışsınız 50 sayfa okuyuvermişsiniz bile! Ki benim odaklanmam çok zordur ve bu yüzden de yavaş okurum  Oblomov okutuyor kendini. Arada Oblomov’un tüm gün yatışlarından sizin beliniz ağrıyabilir ve okumayı durdurup da kalkıp birkaç esneme hareketi yapma ihtiyacı duyabilirsiniz…

Oblomov’un birinci bölümü, sürekli diyaloglar halinde ilerleyen ve bir kez kapısının önünde geçmesi dışında hep Oblomov’un karanlık tozlu ve bakımsız odasının içinde geçen adeta bir tiyatro oyunu gibi. odaya sürekli olarak biri giriyor, öteki çıkıyor, yeni biri giriyor bir diğeri bekliyor ve sürekli olarak Oblomovla yapılan diyaloglar izletiliyor ve onun ne kadar uyuşuk biri olduğu fikri zihnimizde pekiştiriliyor.

İlk bölümde sürekli işaret edilen odadaki o tüm üst üste yığılmalar, dağınıklıklar, karmaşa, dilin iletişimde yetersiz kalışı… bana çok uzun bir absürd tiyatro okuyormuşum hissini verdi ve okumaktan en keyif aldığım bölümdü hiç şüphesiz. Son bölümse muhtemelen Gonçarov’un (yazarın) kıymetlisi hatta belki de tüm romanın amacının gösterildiği, benim de tam bu yüzden olmasa da olurdu dediğim bölüm. Anlatıcımız müdahil anlatıcı ve Tanzimat romanından alışık olduğumuz bu anlatıcının olduğu roman çoğunluk net zıtlıklar üzerinde kuruludur. Tanzimat romanında iyi-kötü karşıtlığı üzerinde çok durulur fakat burada saf katıksız kötülerin oluşuyla birlikte romanın asıl olayı bu değildir. (Devamını yorumlardan okuyabilirsiniz) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
#oblomov #rusedebiyatı #okudumbitti #edebiyatnotları  #kitaptavsiyesi #10dk10kitap #wallfieyle100verimligün #kitaplariyikivar #okumakiptiladır #hasanaliyücelklasiklerdizisi #photooftheday
Oblomov’u okurken iyice Oblomov’a mı dönüştüm nedir… Ne Recaizade ne Fatma Aliye ne Leyla Erbil hakkında bir şeyler paylaşabildim. Oysa üçü hakkında da yazacaklarım vardı fakat benim tamamen aklımdan uçup gitmiş… Oblomov’un böyle heybetli bir kitap oluşu gözünüzü korkutmasın. Okuması yormayan, sıkmayan, kayar gibi ilerleyen bir kitap. Birden bir bakmışsınız 50 sayfa okuyuvermişsiniz bile! Ki benim odaklanmam çok zordur ve bu yüzden de yavaş okurum Oblomov okutuyor kendini. Arada Oblomov’un tüm gün yatışlarından sizin beliniz ağrıyabilir ve okumayı durdurup da kalkıp birkaç esneme hareketi yapma ihtiyacı duyabilirsiniz… Oblomov’un birinci bölümü, sürekli diyaloglar halinde ilerleyen ve bir kez kapısının önünde geçmesi dışında hep Oblomov’un karanlık tozlu ve bakımsız odasının içinde geçen adeta bir tiyatro oyunu gibi. odaya sürekli olarak biri giriyor, öteki çıkıyor, yeni biri giriyor bir diğeri bekliyor ve sürekli olarak Oblomovla yapılan diyaloglar izletiliyor ve onun ne kadar uyuşuk biri olduğu fikri zihnimizde pekiştiriliyor. İlk bölümde sürekli işaret edilen odadaki o tüm üst üste yığılmalar, dağınıklıklar, karmaşa, dilin iletişimde yetersiz kalışı… bana çok uzun bir absürd tiyatro okuyormuşum hissini verdi ve okumaktan en keyif aldığım bölümdü hiç şüphesiz. Son bölümse muhtemelen Gonçarov’un (yazarın) kıymetlisi hatta belki de tüm romanın amacının gösterildiği, benim de tam bu yüzden olmasa da olurdu dediğim bölüm. Anlatıcımız müdahil anlatıcı ve Tanzimat romanından alışık olduğumuz bu anlatıcının olduğu roman çoğunluk net zıtlıklar üzerinde kuruludur. Tanzimat romanında iyi-kötü karşıtlığı üzerinde çok durulur fakat burada saf katıksız kötülerin oluşuyla birlikte romanın asıl olayı bu değildir. (Devamını yorumlardan okuyabilirsiniz) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ #oblomov #rusedebiyatı #okudumbitti #edebiyatnotları #kitaptavsiyesi #10dk10kitap #wallfieyle100verimligün #kitaplariyikivar #okumakiptiladır #hasanaliyücelklasiklerdizisi #photooftheday
Oblomov’u okurken iyice Oblomov’a mı dönüştüm nedir… Ne Recaizade ne Fatma Aliye ne Leyla Erbil hakkında bir şeyler paylaşabildim. Oysa üçü hakkında da yazacaklarım vardı fakat benim tamamen aklımdan uçup gitmiş…

Oblomov’un böyle heybetli bir kitap oluşu gözünüzü korkutmasın. Okuması yormayan, sıkmayan, kayar gibi ilerleyen bir kitap. Birden bir bakmışsınız 50 sayfa okuyuvermişsiniz bile! Ki benim odaklanmam çok zordur ve bu yüzden de yavaş okurum  Oblomov okutuyor kendini. Arada Oblomov’un tüm gün yatışlarından sizin beliniz ağrıyabilir ve okumayı durdurup da kalkıp birkaç esneme hareketi yapma ihtiyacı duyabilirsiniz…

Oblomov’un birinci bölümü, sürekli diyaloglar halinde ilerleyen ve bir kez kapısının önünde geçmesi dışında hep Oblomov’un karanlık tozlu ve bakımsız odasının içinde geçen adeta bir tiyatro oyunu gibi. odaya sürekli olarak biri giriyor, öteki çıkıyor, yeni biri giriyor bir diğeri bekliyor ve sürekli olarak Oblomovla yapılan diyaloglar izletiliyor ve onun ne kadar uyuşuk biri olduğu fikri zihnimizde pekiştiriliyor.

İlk bölümde sürekli işaret edilen odadaki o tüm üst üste yığılmalar, dağınıklıklar, karmaşa, dilin iletişimde yetersiz kalışı… bana çok uzun bir absürd tiyatro okuyormuşum hissini verdi ve okumaktan en keyif aldığım bölümdü hiç şüphesiz. Son bölümse muhtemelen Gonçarov’un (yazarın) kıymetlisi hatta belki de tüm romanın amacının gösterildiği, benim de tam bu yüzden olmasa da olurdu dediğim bölüm. Anlatıcımız müdahil anlatıcı ve Tanzimat romanından alışık olduğumuz bu anlatıcının olduğu roman çoğunluk net zıtlıklar üzerinde kuruludur. Tanzimat romanında iyi-kötü karşıtlığı üzerinde çok durulur fakat burada saf katıksız kötülerin oluşuyla birlikte romanın asıl olayı bu değildir. (Devamını yorumlardan okuyabilirsiniz) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
#oblomov #rusedebiyatı #okudumbitti #edebiyatnotları  #kitaptavsiyesi #10dk10kitap #wallfieyle100verimligün #kitaplariyikivar #okumakiptiladır #hasanaliyücelklasiklerdizisi #photooftheday
Oblomov’u okurken iyice Oblomov’a mı dönüştüm nedir… Ne Recaizade ne Fatma Aliye ne Leyla Erbil hakkında bir şeyler paylaşabildim. Oysa üçü hakkında da yazacaklarım vardı fakat benim tamamen aklımdan uçup gitmiş… Oblomov’un böyle heybetli bir kitap oluşu gözünüzü korkutmasın. Okuması yormayan, sıkmayan, kayar gibi ilerleyen bir kitap. Birden bir bakmışsınız 50 sayfa okuyuvermişsiniz bile! Ki benim odaklanmam çok zordur ve bu yüzden de yavaş okurum Oblomov okutuyor kendini. Arada Oblomov’un tüm gün yatışlarından sizin beliniz ağrıyabilir ve okumayı durdurup da kalkıp birkaç esneme hareketi yapma ihtiyacı duyabilirsiniz… Oblomov’un birinci bölümü, sürekli diyaloglar halinde ilerleyen ve bir kez kapısının önünde geçmesi dışında hep Oblomov’un karanlık tozlu ve bakımsız odasının içinde geçen adeta bir tiyatro oyunu gibi. odaya sürekli olarak biri giriyor, öteki çıkıyor, yeni biri giriyor bir diğeri bekliyor ve sürekli olarak Oblomovla yapılan diyaloglar izletiliyor ve onun ne kadar uyuşuk biri olduğu fikri zihnimizde pekiştiriliyor. İlk bölümde sürekli işaret edilen odadaki o tüm üst üste yığılmalar, dağınıklıklar, karmaşa, dilin iletişimde yetersiz kalışı… bana çok uzun bir absürd tiyatro okuyormuşum hissini verdi ve okumaktan en keyif aldığım bölümdü hiç şüphesiz. Son bölümse muhtemelen Gonçarov’un (yazarın) kıymetlisi hatta belki de tüm romanın amacının gösterildiği, benim de tam bu yüzden olmasa da olurdu dediğim bölüm. Anlatıcımız müdahil anlatıcı ve Tanzimat romanından alışık olduğumuz bu anlatıcının olduğu roman çoğunluk net zıtlıklar üzerinde kuruludur. Tanzimat romanında iyi-kötü karşıtlığı üzerinde çok durulur fakat burada saf katıksız kötülerin oluşuyla birlikte romanın asıl olayı bu değildir. (Devamını yorumlardan okuyabilirsiniz) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ #oblomov #rusedebiyatı #okudumbitti #edebiyatnotları #kitaptavsiyesi #10dk10kitap #wallfieyle100verimligün #kitaplariyikivar #okumakiptiladır #hasanaliyücelklasiklerdizisi #photooftheday
Jale Parla’nın okumasına göre Araba Sevdası’nın konusu hiçliktir. Bihruz Bey, okuduğu romanlara “kapılmış” bir karakterdir; Emma Bovary, Don kişot ya da Anna Karenina gibi, ve romanlardaki hayatı yaşayacağını sanır. Kendi hayatında okuduğu o romanların bir yansıması ya da bir romanın kendisi gibi görür ve hayatını bu yorumlayışı her defasında benzerlerinde de görüldüğü gibi onu derin bir yanılgıya düşürür. Açığa çıkan durumsa hep hiçliktir. Dolayısıyla Bihruz Bey, onaylanmayan bir karakterdir; fakat bu onaylanmama önceki tanzimat romanı anlatıcılarının karakterden kendisini tamamen ayırıp ona üstten baktığı bir üslupla değil; bizzat anlatıcının Bihruz Bey’in üslubunu taklitle açığa çıkar. Yani Araba Sevdası anlatıcısı Bihruz Bey’in onaylamadığı üslubunu benimsemiş görünerek onu taklit eder ve okuyucunun da bu ironiyi, alaylı söylemi anlayacağına inanır. Bihruz Bey’e yukarıdan bakıp onunla alay ederek basit bir züppe tipi yaratmak yerine, onun üslubunu benimsemiş görünerek Bihruz Bey’in oluşamamış bilincini de gösterme fırsatı bulur ve böylece “yanılgılarının hiçlediği yaşamının gerçekte kendi oluşamayan kişiliğinin bir sonucu olduğunu okuyucuya ‘dil’ yoluyla ilet[ir.]” der, Jale Parla.

Taklit edilen üsluplar, romanlardan çalınmaya çalışılan hayat parçaları, romanlardan öğrenilen hayat pratikleri… yani toplama, kendinden var olmayan, oluşamamış bilinç, oluşamamış dil üzerinden sergilenir. Dolayısıyla Araba Sevdası romanının amacı, fikri, eğlencesi, ironisi kabaca “olayı” dilin oluşmamış, olgunlaşmamış haliyle iletişim kurmada yetersiz kalışıdır.

Dilin kurulumu böyle mühim olunca sadeleştirilmiş bir metinde yaşanan anlam kaybının ne derece mühim olduğunu takdir edersiniz… bu yüzden size okurken çok keyif aldığım ve kesinlikle en sevdiğim/önerdiğim romanlar listem olsa ilk sıralara yazacağım bir eser olarak Araba Sevdası’nın eleştirel basımından bahsetmek istedim. (Yazının devamını ve kaynak önerilerini yorumlarda bulabilirsiniz.) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
#arabasevdası #wallfieyle100verimligün #okumamaratonu #edebiyatnotları  #10dk10kitap
Jale Parla’nın okumasına göre Araba Sevdası’nın konusu hiçliktir. Bihruz Bey, okuduğu romanlara “kapılmış” bir karakterdir; Emma Bovary, Don kişot ya da Anna Karenina gibi, ve romanlardaki hayatı yaşayacağını sanır. Kendi hayatında okuduğu o romanların bir yansıması ya da bir romanın kendisi gibi görür ve hayatını bu yorumlayışı her defasında benzerlerinde de görüldüğü gibi onu derin bir yanılgıya düşürür. Açığa çıkan durumsa hep hiçliktir. Dolayısıyla Bihruz Bey, onaylanmayan bir karakterdir; fakat bu onaylanmama önceki tanzimat romanı anlatıcılarının karakterden kendisini tamamen ayırıp ona üstten baktığı bir üslupla değil; bizzat anlatıcının Bihruz Bey’in üslubunu taklitle açığa çıkar. Yani Araba Sevdası anlatıcısı Bihruz Bey’in onaylamadığı üslubunu benimsemiş görünerek onu taklit eder ve okuyucunun da bu ironiyi, alaylı söylemi anlayacağına inanır. Bihruz Bey’e yukarıdan bakıp onunla alay ederek basit bir züppe tipi yaratmak yerine, onun üslubunu benimsemiş görünerek Bihruz Bey’in oluşamamış bilincini de gösterme fırsatı bulur ve böylece “yanılgılarının hiçlediği yaşamının gerçekte kendi oluşamayan kişiliğinin bir sonucu olduğunu okuyucuya ‘dil’ yoluyla ilet[ir.]” der, Jale Parla. Taklit edilen üsluplar, romanlardan çalınmaya çalışılan hayat parçaları, romanlardan öğrenilen hayat pratikleri… yani toplama, kendinden var olmayan, oluşamamış bilinç, oluşamamış dil üzerinden sergilenir. Dolayısıyla Araba Sevdası romanının amacı, fikri, eğlencesi, ironisi kabaca “olayı” dilin oluşmamış, olgunlaşmamış haliyle iletişim kurmada yetersiz kalışıdır. Dilin kurulumu böyle mühim olunca sadeleştirilmiş bir metinde yaşanan anlam kaybının ne derece mühim olduğunu takdir edersiniz… bu yüzden size okurken çok keyif aldığım ve kesinlikle en sevdiğim/önerdiğim romanlar listem olsa ilk sıralara yazacağım bir eser olarak Araba Sevdası’nın eleştirel basımından bahsetmek istedim. (Yazının devamını ve kaynak önerilerini yorumlarda bulabilirsiniz.) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ #arabasevdası #wallfieyle100verimligün #okumamaratonu #edebiyatnotları #10dk10kitap
Savaşın darmadağın ettiği Kabil'de yazar (Uçurtma Avcısından farklı olarak) bu seferde kadın olmayı anlatmış. İnsanın içini parçalayan yeri geldiğinde yeter artık dedirten şeyleri sadece anlatmamış yaptığı betimlemelerle yaşatmış belki de arada durup soluk almayı istememin  nedeni de budur. Ben bu kitapta sadece Kabil'de ki değil yüzyıllardır bu coğrafyada kadınların verdiği mücadelenin bir örneğini okudum. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum kesinlikle. "pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, bir kadını gösterir. her zaman.Bunu hiç unutma meryem…." #okudumbitti #okudumokuyun #1001çiçekkitaplar #10dk10kitap #kitap #bookstagram #kitapalıntıları #kitapyorumu #kitapkurdu #kitapsever #okumakgüzeldir #books #bookstagrammer #booklover #1001kitap #okudumöneriyorum
Savaşın darmadağın ettiği Kabil'de yazar (Uçurtma Avcısından farklı olarak) bu seferde kadın olmayı anlatmış. İnsanın içini parçalayan yeri geldiğinde yeter artık dedirten şeyleri sadece anlatmamış yaptığı betimlemelerle yaşatmış belki de arada durup soluk almayı istememin nedeni de budur. Ben bu kitapta sadece Kabil'de ki değil yüzyıllardır bu coğrafyada kadınların verdiği mücadelenin bir örneğini okudum. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum kesinlikle. "pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, bir kadını gösterir. her zaman.Bunu hiç unutma meryem…." #okudumbitti #okudumokuyun #1001çiçekkitaplar #10dk10kitap #kitap #bookstagram #kitapalıntıları #kitapyorumu #kitapkurdu #kitapsever #okumakgüzeldir #books #bookstagrammer #booklover #1001kitap #okudumöneriyorum
fakat mikrobun hastalığı vücuda getirebilmesi için vücutta kendine müsait bir zemin bulması lazım değil mi? bu zemini sinir sistemi vasıtasıyla ruh hazırlar. isyan oradan vücuda geçmiştir. yani insanda hastalık, çok defa, kaderin aksiliklerine karşı bir intibaksızlıktır. ☕️ peyami safa - yalnızız #okuyorum #10dk10kitap #okudumbitti
fakat mikrobun hastalığı vücuda getirebilmesi için vücutta kendine müsait bir zemin bulması lazım değil mi? bu zemini sinir sistemi vasıtasıyla ruh hazırlar. isyan oradan vücuda geçmiştir. yani insanda hastalık, çok defa, kaderin aksiliklerine karşı bir intibaksızlıktır. ☕️ peyami safa - yalnızız #okuyorum #10dk10kitap #okudumbitti
5mayıs19 • #neokudum #kitapyorumu 
bir güne kaç hatıra, kaç yaşanmışlık, kaç hikaye sığdırılabilir? söz konusu olan uzun bir yolculuksa, sayısız... yeri doldurulamaz bir geçmiş paylaştığı dostunu Kazangap'ın cenazesini taşıyan Yedigey'in yolculuğu bütünüyle yaşamı soruşturan bir yolculuk olacaktır elbette; uzak hatıralardan söylencelere, sade mutluluklardan acılı ölümlere, maddi yoksulluklardan manevi zenginliklere, geçmişin özünde ve kıyılarında dolaştıran bir yolculuk... insanın en güçlü ve en zayıf ve en bağımlı ve en özgür en seven ve en vazgeçen yanlarını derin bir çarpıcı dille anlatan bu romanda Cengiz Aytmatov tıpkı bir madalyonun diğer yüzünü çevirir gibi içimizdeki "öteki"yi gözler önüne seriyor.
•
ben sadece Kazangap ve Yedigey'in anıları sanmıştım ama öyle değil. ikisinin hatırası yanında birçok hatıra da var. okurken aslında sıkılmadım ama okuduğum birçok şeyi anlamadım da aynı zamanda. bence sorun benden kaynaklı, çünkü okuduğum hiçbir şeyi anlayamıyorum bu aralar. (polisiyeler hariç) özellikle internetten kitabın yorumlarına bakınca daha da iyi anladkm sorunun bende olduğunu. en sinir olduğum şey Kazangap'ın çocukları o ölünce kıymetini anlıyor. yani çocukları var ama aynı zamanda da kimsesiz. en çok buna üzüldüm. adam ölünce de feryat figan... bazı şeylerin kıymetini kaybedince anlıyoruz gerçekten. bunu çok net gördüm. bu kitabı tekrar okunacaklar arasına hatta listenin başına alıyorum. bir şey anlamadığım için de yine çok fazla yorum yapamıyorum. kendinize iyi bakın 🖐🏼
•
•
•
•
•
•
•
•
#vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
5mayıs19 • #neokudum #kitapyorumu bir güne kaç hatıra, kaç yaşanmışlık, kaç hikaye sığdırılabilir? söz konusu olan uzun bir yolculuksa, sayısız... yeri doldurulamaz bir geçmiş paylaştığı dostunu Kazangap'ın cenazesini taşıyan Yedigey'in yolculuğu bütünüyle yaşamı soruşturan bir yolculuk olacaktır elbette; uzak hatıralardan söylencelere, sade mutluluklardan acılı ölümlere, maddi yoksulluklardan manevi zenginliklere, geçmişin özünde ve kıyılarında dolaştıran bir yolculuk... insanın en güçlü ve en zayıf ve en bağımlı ve en özgür en seven ve en vazgeçen yanlarını derin bir çarpıcı dille anlatan bu romanda Cengiz Aytmatov tıpkı bir madalyonun diğer yüzünü çevirir gibi içimizdeki "öteki"yi gözler önüne seriyor. • ben sadece Kazangap ve Yedigey'in anıları sanmıştım ama öyle değil. ikisinin hatırası yanında birçok hatıra da var. okurken aslında sıkılmadım ama okuduğum birçok şeyi anlamadım da aynı zamanda. bence sorun benden kaynaklı, çünkü okuduğum hiçbir şeyi anlayamıyorum bu aralar. (polisiyeler hariç) özellikle internetten kitabın yorumlarına bakınca daha da iyi anladkm sorunun bende olduğunu. en sinir olduğum şey Kazangap'ın çocukları o ölünce kıymetini anlıyor. yani çocukları var ama aynı zamanda da kimsesiz. en çok buna üzüldüm. adam ölünce de feryat figan... bazı şeylerin kıymetini kaybedince anlıyoruz gerçekten. bunu çok net gördüm. bu kitabı tekrar okunacaklar arasına hatta listenin başına alıyorum. bir şey anlamadığım için de yine çok fazla yorum yapamıyorum. kendinize iyi bakın 🖐🏼 • • • • • • • • #vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
“İyi ve kötü diye bir şey yoktur, düşünce onu öyle yapar”
⚜️Hamlet
İyi Hissetmek’in baş kısımlarını okudum . Giriş kısmında ayracım. 
Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası ise bitti bir saat kadar önce.
Yapmam gereken çok şey var. Bu çokluk ürkütüyor beni. Çokluğu aza indirmek bizim elimizde lakin çokluk kavramının haşmetine kapılıp gidiyoruz.
Eh yarın yeni bir başlangıç fırsatını barındıran pazartesi malum. E bende yeni haftaya geçen haftanın idaresini , Tht’sini taşımak istemiyorum. Not okumak istiyorum.Not okumada rezalet gidiyorum.
Ceza çalışmak ise başka bahara kaldı. Milletlerarası da daha bitmedi.
Ama milletlerarasını pratikten önce bitirmek farz oldu. Yani bitirmeden pratiğe girmenin de bir anlamı yok zaten.
Hadi kızım sen yaparsın deyip kendimi masaya oturtuyorum. Çokluğun bir kısmını eritelim bugün.
#photography #hukugunicsesi #10dk10kitap #iyihissetmek #okuyorum #alıntı #hamlet #book #books #bookstagram #study #studygram #blog #blogger #hukukokuyorum
“İyi ve kötü diye bir şey yoktur, düşünce onu öyle yapar” ⚜️Hamlet İyi Hissetmek’in baş kısımlarını okudum . Giriş kısmında ayracım. Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası ise bitti bir saat kadar önce. Yapmam gereken çok şey var. Bu çokluk ürkütüyor beni. Çokluğu aza indirmek bizim elimizde lakin çokluk kavramının haşmetine kapılıp gidiyoruz. Eh yarın yeni bir başlangıç fırsatını barındıran pazartesi malum. E bende yeni haftaya geçen haftanın idaresini , Tht’sini taşımak istemiyorum. Not okumak istiyorum.Not okumada rezalet gidiyorum. Ceza çalışmak ise başka bahara kaldı. Milletlerarası da daha bitmedi. Ama milletlerarasını pratikten önce bitirmek farz oldu. Yani bitirmeden pratiğe girmenin de bir anlamı yok zaten. Hadi kızım sen yaparsın deyip kendimi masaya oturtuyorum. Çokluğun bir kısmını eritelim bugün. #photography #hukugunicsesi #10dk10kitap #iyihissetmek #okuyorum #alıntı #hamlet #book #books #bookstagram #study #studygram #blog #blogger #hukukokuyorum
04.05.19
~İdare Hukuku
~Shakespeare
~Ruby Çikolatalı Dondurma
~Kız kardeş ~Bulutlar
~Ve değişik duygular .
...
Dün verimli bir gündü benim için. 
Milletlerarası hukuk çalışmama yeminimi bozdum .Öyle bir yemin etmişim de çalışamıyordum sanki. 
Salı günü pratik çalışması olmasa o yeminin bozulacağı yoktu ya neyse. Bugün de biraz milletlerarası çalıştım. Derste anlatılan konuların sırrına eriştim . Yunanistan’la neden Ege Denizinde sorun yaşıyormuşuz sebebini sınıfta işlendikten aylar sonra öğrenmiş oldum. Dersleri hiç kaçırmadan takip edip nasıl bu kadar geriden geliyorum onu sormayın. Belki de derste algım kapanıyordur . Ne bileyim.
Öyle işte. Sıradan bir Cumartesi günü sadece biraz dondurmalı 👻
#shakespeare #hukuk#hukugunicsesi #photography #10dk10kitap #book #books #okuyorum #blog #blogger #study #studygram
04.05.19 ~İdare Hukuku ~Shakespeare ~Ruby Çikolatalı Dondurma ~Kız kardeş ~Bulutlar ~Ve değişik duygular . ... Dün verimli bir gündü benim için. Milletlerarası hukuk çalışmama yeminimi bozdum .Öyle bir yemin etmişim de çalışamıyordum sanki. Salı günü pratik çalışması olmasa o yeminin bozulacağı yoktu ya neyse. Bugün de biraz milletlerarası çalıştım. Derste anlatılan konuların sırrına eriştim . Yunanistan’la neden Ege Denizinde sorun yaşıyormuşuz sebebini sınıfta işlendikten aylar sonra öğrenmiş oldum. Dersleri hiç kaçırmadan takip edip nasıl bu kadar geriden geliyorum onu sormayın. Belki de derste algım kapanıyordur . Ne bileyim. Öyle işte. Sıradan bir Cumartesi günü sadece biraz dondurmalı 👻 #shakespeare #hukuk#hukugunicsesi #photography #10dk10kitap #book #books #okuyorum #blog #blogger #study #studygram
Jale Parla’nın okumasına göre Araba Sevdası’nın konusu hiçliktir. Bihruz Bey, okuduğu romanlara “kapılmış” bir karakterdir; Emma Bovary, Don kişot ya da Anna Karenina gibi, ve romanlardaki hayatı yaşayacağını sanır. Kendi hayatında okuduğu o romanların bir yansıması ya da bir romanın kendisi gibi görür ve hayatını bu yorumlayışı her defasında benzerlerinde de görüldüğü gibi onu derin bir yanılgıya düşürür. Açığa çıkan durumsa hep hiçliktir. Dolayısıyla Bihruz Bey, onaylanmayan bir karakterdir; fakat bu onaylanmama önceki tanzimat romanı anlatıcılarının karakterden kendisini tamamen ayırıp ona üstten baktığı bir üslupla değil; bizzat anlatıcının Bihruz Bey’in üslubunu taklitle açığa çıkar. Yani Araba Sevdası anlatıcısı Bihruz Bey’in onaylamadığı üslubunu benimsemiş görünerek onu taklit eder ve okuyucunun da bu ironiyi, alaylı söylemi anlayacağına inanır. Bihruz Bey’e yukarıdan bakıp onunla alay ederek basit bir züppe tipi yaratmak yerine, onun üslubunu benimsemiş görünerek Bihruz Bey’in oluşamamış bilincini de gösterme fırsatı bulur ve böylece “yanılgılarının hiçlediği yaşamının gerçekte kendi oluşamayan kişiliğinin bir sonucu olduğunu okuyucuya ‘dil’ yoluyla ilet[ir.]” der, Jale Parla.

Taklit edilen üsluplar, romanlardan çalınmaya çalışılan hayat parçaları, romanlardan öğrenilen hayat pratikleri… yani toplama, kendinden var olmayan, oluşamamış bilinç, oluşamamış dil üzerinden sergilenir. Dolayısıyla Araba Sevdası romanının amacı, fikri, eğlencesi, ironisi kabaca “olayı” dilin oluşmamış, olgunlaşmamış haliyle iletişim kurmada yetersiz kalışıdır.

Dilin kurulumu böyle mühim olunca sadeleştirilmiş bir metinde yaşanan anlam kaybının ne derece mühim olduğunu takdir edersiniz… bu yüzden size okurken çok keyif aldığım ve kesinlikle en sevdiğim/önerdiğim romanlar listem olsa ilk sıralara yazacağım bir eser olarak Araba Sevdası’nın eleştirel basımından bahsetmek istedim. (Yazının devamını ve kaynak önerilerini yorumlarda bulabilirsiniz.) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
#arabasevdası #wallfieyle100verimligün #okumamaratonu #edebiyatnotları  #10dk10kitap
Jale Parla’nın okumasına göre Araba Sevdası’nın konusu hiçliktir. Bihruz Bey, okuduğu romanlara “kapılmış” bir karakterdir; Emma Bovary, Don kişot ya da Anna Karenina gibi, ve romanlardaki hayatı yaşayacağını sanır. Kendi hayatında okuduğu o romanların bir yansıması ya da bir romanın kendisi gibi görür ve hayatını bu yorumlayışı her defasında benzerlerinde de görüldüğü gibi onu derin bir yanılgıya düşürür. Açığa çıkan durumsa hep hiçliktir. Dolayısıyla Bihruz Bey, onaylanmayan bir karakterdir; fakat bu onaylanmama önceki tanzimat romanı anlatıcılarının karakterden kendisini tamamen ayırıp ona üstten baktığı bir üslupla değil; bizzat anlatıcının Bihruz Bey’in üslubunu taklitle açığa çıkar. Yani Araba Sevdası anlatıcısı Bihruz Bey’in onaylamadığı üslubunu benimsemiş görünerek onu taklit eder ve okuyucunun da bu ironiyi, alaylı söylemi anlayacağına inanır. Bihruz Bey’e yukarıdan bakıp onunla alay ederek basit bir züppe tipi yaratmak yerine, onun üslubunu benimsemiş görünerek Bihruz Bey’in oluşamamış bilincini de gösterme fırsatı bulur ve böylece “yanılgılarının hiçlediği yaşamının gerçekte kendi oluşamayan kişiliğinin bir sonucu olduğunu okuyucuya ‘dil’ yoluyla ilet[ir.]” der, Jale Parla. Taklit edilen üsluplar, romanlardan çalınmaya çalışılan hayat parçaları, romanlardan öğrenilen hayat pratikleri… yani toplama, kendinden var olmayan, oluşamamış bilinç, oluşamamış dil üzerinden sergilenir. Dolayısıyla Araba Sevdası romanının amacı, fikri, eğlencesi, ironisi kabaca “olayı” dilin oluşmamış, olgunlaşmamış haliyle iletişim kurmada yetersiz kalışıdır. Dilin kurulumu böyle mühim olunca sadeleştirilmiş bir metinde yaşanan anlam kaybının ne derece mühim olduğunu takdir edersiniz… bu yüzden size okurken çok keyif aldığım ve kesinlikle en sevdiğim/önerdiğim romanlar listem olsa ilk sıralara yazacağım bir eser olarak Araba Sevdası’nın eleştirel basımından bahsetmek istedim. (Yazının devamını ve kaynak önerilerini yorumlarda bulabilirsiniz.) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ #arabasevdası #wallfieyle100verimligün #okumamaratonu #edebiyatnotları #10dk10kitap
1mayıs18 • #neokudum #kitapyorumu 
italya'nın soylu ailelerinin ihanetine uğrayan genç bir adam destansı bir intikam yolculuğuna çıktı. yozlaşmanın kökünü kazımak  ve ailesinin onurunu temizlemek için  assassin sanatını öğrenecektir. yolculuğu boyunca ezio, leonardo da vinci ve niccolo machiavelli gibi büyük zihinlerin bilgeliğinden yararlanacaktı, çünkü hayatta kalması, yaşamına rehberlik edecek becerileri edinmesine bağlıydı. dostları için, değişimin itici gücü olarak özgürlük ve adalet uğruna savaşacak; düşmanları içinse kendini italyan halkını sömüren diktatörleri yok etmeye adamış bir tehdit olacaktı. güç, intikam ve komplonun destansı hikayesi başlıyor.
•
ilk başlarda çok heyecanlı geldi kitap bana. komplolar, mahkemeler, idamlar falan ama ortalardan sonra akıcılığı gitti gibi oldu. benden de kaynaklı olabilir çünkü çok gecikince hızlı bir şekilde okumaya çalıştım. en çok hoşuma giden yer silahların tasarımı, evrakkarın gizli şifresi. kitap bilgisayar oyunundan tasarlanmış ve filmi de varmış. bilgisayar oyunlarından hiç anlamam o yüzden filmine bakmayı düşünüyorum.  bilgisayar oyunu diyince erebos gibi falan bekledim ama erebos gibi değil. kitap genel olarak hoşuma gitti,  okumanızı öneririm. çok fazla da yorum yapamayacağım ama ortalamanın üstünde bir kitap bence.
•
•
•
•
•
•
•
•
#vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
1mayıs18 • #neokudum #kitapyorumu italya'nın soylu ailelerinin ihanetine uğrayan genç bir adam destansı bir intikam yolculuğuna çıktı. yozlaşmanın kökünü kazımak ve ailesinin onurunu temizlemek için assassin sanatını öğrenecektir. yolculuğu boyunca ezio, leonardo da vinci ve niccolo machiavelli gibi büyük zihinlerin bilgeliğinden yararlanacaktı, çünkü hayatta kalması, yaşamına rehberlik edecek becerileri edinmesine bağlıydı. dostları için, değişimin itici gücü olarak özgürlük ve adalet uğruna savaşacak; düşmanları içinse kendini italyan halkını sömüren diktatörleri yok etmeye adamış bir tehdit olacaktı. güç, intikam ve komplonun destansı hikayesi başlıyor. • ilk başlarda çok heyecanlı geldi kitap bana. komplolar, mahkemeler, idamlar falan ama ortalardan sonra akıcılığı gitti gibi oldu. benden de kaynaklı olabilir çünkü çok gecikince hızlı bir şekilde okumaya çalıştım. en çok hoşuma giden yer silahların tasarımı, evrakkarın gizli şifresi. kitap bilgisayar oyunundan tasarlanmış ve filmi de varmış. bilgisayar oyunlarından hiç anlamam o yüzden filmine bakmayı düşünüyorum. bilgisayar oyunu diyince erebos gibi falan bekledim ama erebos gibi değil. kitap genel olarak hoşuma gitti, okumanızı öneririm. çok fazla da yorum yapamayacağım ama ortalamanın üstünde bir kitap bence. • • • • • • • • #vscocam #vscoturkey #studygram #studyblr #studyblog #instakitap #10dk10kitap #okursanbiter #okuyorum #okudumbitti #instakitap #book #bookworm #coffeeandbook #kitapvekahve #bookstagram #bookstagramavcıları #kimneokudu #kitapseverler #kitapkeyfi #kitaptavsiyesi #kitapalıntısı #booksofinstagram #book #kitapönerisi #kitapönerisi #okumahalleri #북스타그램 #책스타그램 #독서스타그램 #독서
Merhaba 🐿
Bugün sizlere fotoğraftaki iki kitabın hikayesini anlatacağım. Öndeki iki güzide kitabın bendeki hikayesini. 
Notre Dame Katedrali’nde çıkan yangından sonraki gündü . 
Milletlerarası dersinin arasındaydık, sınıfta oturuyor ; dünkü çıkan yangın hakkında bildiklerimizi birbirimize aktarıyor daha çok Yusuf Amcanın anlattıklarını dinliyorduk.
Yusuf Amca üzüntüsünü dile getiriyor , tarihi kilisenin yanması hakkında konuşuyor , kendi anıları ile karışık sohbetine devam ediyordu.
Konuşmanın seyri devam ederken benim zihnim anılar denizinde kaybolup gitmişti.
Aklıma Notre Dame’ın Kamburu kitabı gelmiş ,kitabı kermese götürüp sattığım anı hatırlamıştım.
10 yaşındaydım , Madam Bovary ve Notre Dame’ın Kamburu kitaplarını okumaya çalışmış ,sıkıcı bulmuş , anlayamamış, bir kenara koymuştum.Okulda kermes düzenlenecekti ; kermeste satılmak üzere , el işi ,patik , tarzı şeyler götürülüyordu. Bende sıkıcı bulduğum kitapları götürmüştüm. 
Halbuki çok yanlış bir şey yaptığımı sonraları anladım. O güzelim eserleri sen git kermeste sat , ah çocuk kafam !
Bu buruk anıyı sohbete katıp içerlediğim kermes olayını anlattım. 
Aradan günler geçti.
Ve bu iki kitap ile yollarımız yıllar sonra kesişti.
Canım arkadaşım ,10 yıl önce kermese satmaya götürdüğüm kıymetli edebiyat harikalarını bana hediye etmek için almış. Doğum günü hediyesi olarak .
Ah beni ne kadar mutlu etti bilemezsiniz. 
Bu sefer size gözüm gibi bakacağım kitaplarım.
Ah canım kitaplar , ah canım dostluklar ❤️.
@melikee1205 çok çok teşekkür ederim ,düşünceli arkadaşım💕
#madambovary #notredameınkamburu #victorhugo #book #books #bookstagram #hukugunicsesi #photography #10dk10kitap #kitap #okuyorum #blog #blogger
Merhaba 🐿 Bugün sizlere fotoğraftaki iki kitabın hikayesini anlatacağım. Öndeki iki güzide kitabın bendeki hikayesini. Notre Dame Katedrali’nde çıkan yangından sonraki gündü . Milletlerarası dersinin arasındaydık, sınıfta oturuyor ; dünkü çıkan yangın hakkında bildiklerimizi birbirimize aktarıyor daha çok Yusuf Amcanın anlattıklarını dinliyorduk. Yusuf Amca üzüntüsünü dile getiriyor , tarihi kilisenin yanması hakkında konuşuyor , kendi anıları ile karışık sohbetine devam ediyordu. Konuşmanın seyri devam ederken benim zihnim anılar denizinde kaybolup gitmişti. Aklıma Notre Dame’ın Kamburu kitabı gelmiş ,kitabı kermese götürüp sattığım anı hatırlamıştım. 10 yaşındaydım , Madam Bovary ve Notre Dame’ın Kamburu kitaplarını okumaya çalışmış ,sıkıcı bulmuş , anlayamamış, bir kenara koymuştum.Okulda kermes düzenlenecekti ; kermeste satılmak üzere , el işi ,patik , tarzı şeyler götürülüyordu. Bende sıkıcı bulduğum kitapları götürmüştüm. Halbuki çok yanlış bir şey yaptığımı sonraları anladım. O güzelim eserleri sen git kermeste sat , ah çocuk kafam ! Bu buruk anıyı sohbete katıp içerlediğim kermes olayını anlattım. Aradan günler geçti. Ve bu iki kitap ile yollarımız yıllar sonra kesişti. Canım arkadaşım ,10 yıl önce kermese satmaya götürdüğüm kıymetli edebiyat harikalarını bana hediye etmek için almış. Doğum günü hediyesi olarak . Ah beni ne kadar mutlu etti bilemezsiniz. Bu sefer size gözüm gibi bakacağım kitaplarım. Ah canım kitaplar , ah canım dostluklar ❤️. @melikee1205 çok çok teşekkür ederim ,düşünceli arkadaşım💕 #madambovary #notredameınkamburu #victorhugo #book #books #bookstagram #hukugunicsesi #photography #10dk10kitap #kitap #okuyorum #blog #blogger
*Dün salonda,annemin çiçeklerini manzara edinen koltukta , misler gibi kitabımı okudum . *
💬
“Keşke” demekten başka bir şey yapamıyor. Öylesine takılmış kalmış ki eskilere, ilgisi teması kalmamış ne şimdi ile ne gelecekle. Zamanı kuyruğundan tutayım derken, An’ı kaybetmiş hepten. Bozuk plak gibi takılmış kalmış bir çentikte, yapışmış aynı nakarattın aynı dizesine, döne döne . Oradan öteye geçemiyor .
🌱Elif Şafak-Siyah Süt’ten #alıntı
“Her kitap akılda kalmak, yeryüzünde bir iz bırakmak arzusuyla yazılır. Bu hariç.”
Elif Şafak bu kitabında dünya edebiyatından , Türk edebiyatından kadın yazarların ve de kendisinin yazarlık ve annelik ilişkisini ele almış.
Yazarlık kariyerini çocuk sahibi olmaya tercih eden veya çocuk doğurduktan sonra kariyerini bırakıp kendini çocuğuna ve evine adayan ya da yazarlık ve anneliği aynı potada eritmeyi beceren kadınları anlatmış.
Elif Şafak içindeki sesler korosunun yardımıyla kendi hikayesini anlatmış.
Kendi hikayesinin yanında bir sürü de bilgi vermiş . 
Belki ileride çocuk sahibi olmak ve kariyer yapmak ayrımında veyahut hamilelikte ya da sonrasında yaşamımın ileriki safhasında bu kitabı yeniden gözden geçiririm. Zihnime böyle bir not alıyorum.
Anneliğe hiç bu gözden bakmamıştım. Yazarlık ve anneliğe ; çocuğun doğmasından sonraki süreçte annenin depresyonuna, evliliğin- anne olmanın yükümlülüklerine daha önce bu perspektiften bakmamıştım , düşünmemiştim. Belki Sevgi Soysal , Sylvia Plath , Virgina Woolf ekseninden bakmamıştım.
Notlar aldım , fikir edindim.
Okuma listeme dünya ve Türk edebiyatından kadın yazarlar ekledim.
En merak ettiğim Sevgi Soysal. Kütüphaneden bakınırım yarın.
İyi akşamlar 🌙
#elifşafak #siyahsüt #book #books #photography #hukugunicsesi #bookstagram #okuyorum #okudumbitti #blog #blogger #10dk10kitap
*Dün salonda,annemin çiçeklerini manzara edinen koltukta , misler gibi kitabımı okudum . * 💬 “Keşke” demekten başka bir şey yapamıyor. Öylesine takılmış kalmış ki eskilere, ilgisi teması kalmamış ne şimdi ile ne gelecekle. Zamanı kuyruğundan tutayım derken, An’ı kaybetmiş hepten. Bozuk plak gibi takılmış kalmış bir çentikte, yapışmış aynı nakarattın aynı dizesine, döne döne . Oradan öteye geçemiyor . 🌱Elif Şafak-Siyah Süt’ten #alıntı “Her kitap akılda kalmak, yeryüzünde bir iz bırakmak arzusuyla yazılır. Bu hariç.” Elif Şafak bu kitabında dünya edebiyatından , Türk edebiyatından kadın yazarların ve de kendisinin yazarlık ve annelik ilişkisini ele almış. Yazarlık kariyerini çocuk sahibi olmaya tercih eden veya çocuk doğurduktan sonra kariyerini bırakıp kendini çocuğuna ve evine adayan ya da yazarlık ve anneliği aynı potada eritmeyi beceren kadınları anlatmış. Elif Şafak içindeki sesler korosunun yardımıyla kendi hikayesini anlatmış. Kendi hikayesinin yanında bir sürü de bilgi vermiş . Belki ileride çocuk sahibi olmak ve kariyer yapmak ayrımında veyahut hamilelikte ya da sonrasında yaşamımın ileriki safhasında bu kitabı yeniden gözden geçiririm. Zihnime böyle bir not alıyorum. Anneliğe hiç bu gözden bakmamıştım. Yazarlık ve anneliğe ; çocuğun doğmasından sonraki süreçte annenin depresyonuna, evliliğin- anne olmanın yükümlülüklerine daha önce bu perspektiften bakmamıştım , düşünmemiştim. Belki Sevgi Soysal , Sylvia Plath , Virgina Woolf ekseninden bakmamıştım. Notlar aldım , fikir edindim. Okuma listeme dünya ve Türk edebiyatından kadın yazarlar ekledim. En merak ettiğim Sevgi Soysal. Kütüphaneden bakınırım yarın. İyi akşamlar 🌙 #elifşafak #siyahsüt #book #books #photography #hukugunicsesi #bookstagram #okuyorum #okudumbitti #blog #blogger #10dk10kitap
🏛Önceden belirlenmiş bir hayat olmadığını , bütün hikayelerin aslında birer rastlantılar zinciri olduğunu birçokları bilir .
🏛Aynaya bakarken nasıl görünüşünü seyrediyorsa insan , kendi düşüncesinin içine bakarak da özünü seyredebilirdi.
🏛Kaybettiğimiz hayatı ve düşleri yeniden ele geçirmek için , onları yeniden düşlemek gerektiğini herkes bilir : Ben hikayeme inandım !
✍🏽Orhan Pamuk / Beyaz Kale kitabından alıntılar &
Haftanın son ders gününden merhabalar !
Pazartesi aldığım kitabı Cuma günü bitirdim. Hakkını vererek bir gün içinde de okunurdu lakin bu aralar üstümden başımdan akan tembellik sebebiyle ancak bugün bitirebildim kitabı .
İngilizce midtermi, ses kayıtları, okunacak notlar ...
Bu haftasonunu yığılan o kadar çok şey varmış ben daha yeni ayrımına varıyormuşum .
Haftasonu geçiyor yeni haftaya bu yükümlülükleri halledip başlıyormuşum ve derin bir nefes alıyormuşum.
Masalmış da mutlu bitecekmiş.
Herkese verimli mutlu haftasonları 🙇🏽‍♀️💆🏽‍♀️
#orhanpamuk #alıntı #book #books #bookstagram #coffee #kahve #kitap #okuyorum #okudumbitti #beyazkale #10dk10kitap#photography #hukuköğrencisi #hukugunicsesi #hukukfakültesi #aühf #ankarahukuk
🏛Önceden belirlenmiş bir hayat olmadığını , bütün hikayelerin aslında birer rastlantılar zinciri olduğunu birçokları bilir . 🏛Aynaya bakarken nasıl görünüşünü seyrediyorsa insan , kendi düşüncesinin içine bakarak da özünü seyredebilirdi. 🏛Kaybettiğimiz hayatı ve düşleri yeniden ele geçirmek için , onları yeniden düşlemek gerektiğini herkes bilir : Ben hikayeme inandım ! ✍🏽Orhan Pamuk / Beyaz Kale kitabından alıntılar & Haftanın son ders gününden merhabalar ! Pazartesi aldığım kitabı Cuma günü bitirdim. Hakkını vererek bir gün içinde de okunurdu lakin bu aralar üstümden başımdan akan tembellik sebebiyle ancak bugün bitirebildim kitabı . İngilizce midtermi, ses kayıtları, okunacak notlar ... Bu haftasonunu yığılan o kadar çok şey varmış ben daha yeni ayrımına varıyormuşum . Haftasonu geçiyor yeni haftaya bu yükümlülükleri halledip başlıyormuşum ve derin bir nefes alıyormuşum. Masalmış da mutlu bitecekmiş. Herkese verimli mutlu haftasonları 🙇🏽‍♀️💆🏽‍♀️ #orhanpamuk #alıntı #book #books #bookstagram #coffee #kahve #kitap #okuyorum #okudumbitti #beyazkale #10dk10kitap#photography #hukuköğrencisi #hukugunicsesi #hukukfakültesi #aühf #ankarahukuk
Bülent Akyürek’i tanıyanlar az çok bilir ki dilinin kemiği yoktur. Hayatının yarısından fazlasını radikal bir ateist olarak yaşadıktan sonra İslam’ı seçmesi, erken yaşlarından itibaren oluşturduğu yeraltı edebiyatçısı kimliğine zeval getirmiyor. Bu kitabında hala çatır çatır yeraltı, üslubu hala sert, hala ironik, hala komik. Hedef, kendisini de işin içine dahil ederek ülke Müslümanlığı. Üslubundan dolayı herkese önerebileceğim bir kitap değil (çünkü kaş yapayım derken göz çıkarabilir, söz konusu Bülent Akyürek’se hazırbulunuşluk, kendisini önceden tanıyor olmak okumadan önce önemli bence). Ama kendisini dindar bir Müslüman olarak tanımlayanlara okkalı laflar hazırlamış. Neresinden tutarsan al koy heybene, açık kürsü, üzerine alınmak serbest. Namaz kaçırmadığı için övündüğü günün akşamına amaçsızca Survivor izleyen, Diriliş Ertuğrul izleyip gaza gelerek Osmanlıcılık oynayan, üzerinden prim yaptığı Osmanlı’nın İslam anlayışından bihaber halde “Allah katında en birinci Müslüman benim” tavrıyla Amerikan bankasından çektiği ev kredisinin ödeyeceği faizlerini hesaplayan, mahalle ağzıyla ve nefret söylemleriyle Amerika’nın ve toplumun 75%’inin kendilerini kıskandığını düşünen, meydanlarda tükürükler saçarak milleti kutuplaştıran, halkı halka hedef gösteren bir zihniyetin din tacirliğini putlaştıran Müslümanlar okusun bu kitabı. İslam’ın barışçıllığını, kolaylığı ve yaşanabilirliğini, hoşgörüsü, kucaklayıcılığı, yumuşak dili ve naifliğini; kapitalizme, geleneklere, nefret söylemlerine, toplum baskısına, hurafelere, “elalem” putuna kurban verenler okusun. Kendisini dört dörtlük Müslüman addedenler okusun. Kafalara vura vura anlatmayı tercih etmiş Bülent Akyürek bu tutarsızlığı, bu iki yüzlülüğü. Kaldırabilecek Müslümanlar okusun. Kaldıramayacak olan şu yukarıda anlattığım Müslümanlar hele, daha çok okusun. Harika Müslümanlar olduğumuz yanılgısından da Allah hepimizi korusun.
Bülent Akyürek’i tanıyanlar az çok bilir ki dilinin kemiği yoktur. Hayatının yarısından fazlasını radikal bir ateist olarak yaşadıktan sonra İslam’ı seçmesi, erken yaşlarından itibaren oluşturduğu yeraltı edebiyatçısı kimliğine zeval getirmiyor. Bu kitabında hala çatır çatır yeraltı, üslubu hala sert, hala ironik, hala komik. Hedef, kendisini de işin içine dahil ederek ülke Müslümanlığı. Üslubundan dolayı herkese önerebileceğim bir kitap değil (çünkü kaş yapayım derken göz çıkarabilir, söz konusu Bülent Akyürek’se hazırbulunuşluk, kendisini önceden tanıyor olmak okumadan önce önemli bence). Ama kendisini dindar bir Müslüman olarak tanımlayanlara okkalı laflar hazırlamış. Neresinden tutarsan al koy heybene, açık kürsü, üzerine alınmak serbest. Namaz kaçırmadığı için övündüğü günün akşamına amaçsızca Survivor izleyen, Diriliş Ertuğrul izleyip gaza gelerek Osmanlıcılık oynayan, üzerinden prim yaptığı Osmanlı’nın İslam anlayışından bihaber halde “Allah katında en birinci Müslüman benim” tavrıyla Amerikan bankasından çektiği ev kredisinin ödeyeceği faizlerini hesaplayan, mahalle ağzıyla ve nefret söylemleriyle Amerika’nın ve toplumun 75%’inin kendilerini kıskandığını düşünen, meydanlarda tükürükler saçarak milleti kutuplaştıran, halkı halka hedef gösteren bir zihniyetin din tacirliğini putlaştıran Müslümanlar okusun bu kitabı. İslam’ın barışçıllığını, kolaylığı ve yaşanabilirliğini, hoşgörüsü, kucaklayıcılığı, yumuşak dili ve naifliğini; kapitalizme, geleneklere, nefret söylemlerine, toplum baskısına, hurafelere, “elalem” putuna kurban verenler okusun. Kendisini dört dörtlük Müslüman addedenler okusun. Kafalara vura vura anlatmayı tercih etmiş Bülent Akyürek bu tutarsızlığı, bu iki yüzlülüğü. Kaldırabilecek Müslümanlar okusun. Kaldıramayacak olan şu yukarıda anlattığım Müslümanlar hele, daha çok okusun. Harika Müslümanlar olduğumuz yanılgısından da Allah hepimizi korusun.